Öncelikle titiz bir inceleme olması için düşündüm kendimce, bu yolculuğumda. Arta kalanları yazmak istedim satırlarımca.
Zaman makinesi-H. G. Wells
1894 yılında yazılmış olan bu eser bana çok şey öğretti. Şunu ifade etmeliyim ki bu kitabın son sayfasını çevirdiğim zaman ilkin aklımda şu soru beliriverdi. Zaman yolculuğu insanlığın merak ettiği bir soru muydu?
1900'lar da çekilen filmler, Jules Verne, Einstein'dan doğan izafiyet teorisi, İbn Arabi nin ruh ile zamanda yolculuk fikirleri, sonrasında yazılan bilim kurgu eserleri, günümüz uğraşları ve günümüz filmlerin temel konusu oluşu gibi dünyanın her yerinden farklı kanallardan beslenmiş olduğumuz bu soru kendiliğinden ortaya çıkmış olamaz. Bizi bu soru da birleştiren bir şeyler olmalı ve üzerinde ciddi düşünülmeli. Ki zihnimizi kurcalayan bu soruya bir kaç cevap ihsan edelim.
Bu sorunun ardından kitap hakkında şunu söylemeliyim ki Platon 'un idealar dünyası ve nesneler dünyası olarak ayırdığı varlık dünyası ile ilgili düşünceden etkilenmiş olduğunu sürekli hissettim. Zihnen beni mağaralara ve gölgelere götürdü bu kitap beni.
Ayrıca insanı aslında o kadar iyi betimlemiş ki. H. G. Wells, 802.701 yılında insanı iki ayrı ırka ayırmış. Bunlardan biri Eloiler öteki ise Marlocklar.. Bunlardan bir tür duygusuz, İletişim siz, sadece tepkisel hareket eden canavarlaşan bir insan ırkı. Öteki ise hala insana sevginin sıcaklığını veren, insaniyetini yitirmeyen bir insan ırkından söz ediyor. Aslında söz etmiyor da bu iki ırkı anlatırken insanın iki yönünün iyi ve kötü halinin ilerideki halini gösteriyor gibi bir algıya büründüm.
Tabi ki bunu Darwin in evrim teorisi temelinde yorumluyor.
Evet Darwin in evrim teorisine dayanan bir düşünceyle bu eseri kaleme almış. Bu yüzden eserlerinde 802.701 yılında dönüşümler yaşanmış oluyor ve teorinin temelinde yer alan doğa başrolde oluyor.
Eleştirmem gerekirse geleceği geçmişi anlatır gibi kaleme almış olduğunu düşünüyorum. Bunu düşünürken de 1894 yazılı bir eser olduğunu da unutmuyorum.
Bir de sosyalizm in tohumlarından bahsetmiş. Gelecekte bunun kalıntılarının, ortak sebeplerinin devam ediyor oluşuna işaret ediyor. Yeraltı insanları, yerüstü insanları diye kavramlarla ve verdiği örneklerle bu akımdan söz ediyor. Emekçi-işçi grubu çalışacak, uğraşacak, kira ödeyecek ve yıllarca borçlanmış olacak; yerüstü insanları ise meyvelerini yiyecekler. Burada da kendi Darwin teorisine olan inancını Sosyalizm 'le destekliyor.
Vel hasılı kelam bu eser beni aldı ve başka diyarlara götürdü. Benim için değerli bir eser oluşu ise kaç asır önce yazılıp geleceği tasarlama cesareti göstermiş olmasıdır.
Aksi takdirde düşünceleri kabul ediyor ya da etmiyor olmam değil önemli olan bende bir çok soru uyandırmış olmasıdır.
Zaman ile ilgili ise şu yorum dikkatimi çekti: ""Sevgili bayım, işte yanıldığınız nokta da bu işte. Mevcut andan devamlı kaçmaktayız.."
Mevcut anı kıymetlendirmeyi öğrenemedikten sonra, an'ı koruyamadıktan sonra, derin nefes alarak an'da kalamadıktan sonra ne geçmişe gitmek isterim ne de geleceğe.
İyi okumalar..