·266 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ağustos 2019 14:49 Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sını ikinci kez okuyorum ilkinde lisedeydim,hamdım anlamadım.Belki hala ham haldeyim ancak ilk okumamda anlamadığımı anlayacak durumdayım.
#spoiler Doğal yoldan üreme gerçekleşmeyen,kuluçka yoluyla üremenin olduğu bir sistem.Günümüzdeki gibi hiyerarşi var ancak daha keskin.Alfalar,betalar,deltalar,epsilonlar...Can alıcı kısım bence şartlandırma süreçleri.Kuluçkada oluşan bebekler yıllarca uykularında şartlandırılıyor.Örneğin;"Tüm insanlar fizyo-kimyasal açıdan aynıdırlar,üstelik epsilonlar bile vazgecilmez hizmetlerde bulunurlar".Bu cümle yüzlerce kez uykularında dikte ettiriliyor.Aile kurumu yok,tarih yok,geçmiş bilinci yok.Kişisellik yok"herkes herkes içindir".Yaşlılık yok,insanlar birden ölüyor,ölümleri bile topluma faydalı olmak zorunda fosfor oluyorlar.Ve somaları var kafaları karıştığı anda uyuşabiliyorlar.Huxley'in sistemini anlamak için vahşi ve Mustafa Mond arasindaki diyologlar can alıcı öneme sahip. John'un (vahşi) bakış açisından eleştiriyor sistemi.Ayrıca karakterlerin isimleri tanidik,Marx,Engel,Bakunin,Shaw,Bonaparte...#
Düzene başkaldıran,insan gibi hissetmek isteyen Bernard,Helmholtz gibi karakterlerle özdeşleştim.Ancak şunu düşünmeden edemedim;başkaldıranlar bana sempatik geldi,çünkü insan gibi hissetmek istiyorlardı.Öte yandan içinde bulunduğum sistemde Helmholtz gibi aykıri davrananlar,düzeni kabullenmeyenler var,toplum olarak bu insanlari nasil karşılıyoruz? Hele iktidar bu insanları nasıl görüyor?Yani günümüz Helmholtzlari ne durumda?Sorgulanması gereken bu bence.Günümüz kapitalist sistemi ince ince eleştiriyor.Tüketim toplumunu gözler önüne seriyor."Yama refahı düşurür"!
Her ütopyanın ütopyalari olacak birileri için.
Bir süre sonra tekrar okuyacagım,benim için bir klasik oldu.