Dostoyevski’nin genel olarak romanlarında duyguları ön plana çıkarmaya çalışmasından mıdır bilinmez özellikle sonlara doğru birine muhtaç hissettirme çok baskın şekilde verilmeye çalışılıyordu. Sevgi iyidir, güzeldir lakin “sensiz yaşayamam” mesajı bakımından realiteden kopuk bir duygusallık var denilebilir ki son kısımda da bu yaşanılanlarla gösteriliyordu. Mutlu sonla bitmeyen aşırı narin insanların psikolojisini gözlemlemek amacıyla okunmasını önerilebilecek bir kitaptı denebilir.