Bir öykü ya yolculuk la başlar ya yolculukla biter. Hayatın her anı sana verilen bir hediyedir. Derler. Savaş mağduru bir mahkumun satrançtan zehirlenmesi bu öyküyü farklı kılan tek şey.
Belki delilik derecesinde, hem satrançla kurtuluyor o hapisten, hem satrançla hapsoluyor beyninin içine.
amma insanın her seferinde kendi kendisine yenilmesini unutturmuyor ki bu öykü...