·752 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ağustos 2019 23:16 Kitabın upuzunn bir karakter listesiyle başlamasına defalarca bakmak zorunda kalmadan önce pek mana verememiştim açıkçası. Yaklaşık yarısından sonrasındaysa bu kadar karaktere nasıl isim bulabilmişler diye hayran kalmaktan kendimi alamadım. Fazlasıyla uzatılmış ve beni okurken yoran bir kitaptı bu manada.
En sevdiğim kısmı vermeye çalıştığı mesajdı ki bir kitap için en önemli şey de budur aslında. Gerçekten ben de erkeklerin ulaşamadığı bir dünyanın daha huzurlu ve daha adaletli (şu an varsa) olacağına inanıyorum. Ne var ki Kinglerin söylemeye çalıştığı bu değildi. kitabı okumayanlar bu kısmı okumasın spoiler vermezsem içim rahat etmeyecek Sonuç olarak hiçbir kadın böyle bir huzuru kabul etmek istemedi. Çünkü seni üzse de o senin babandı, öfkesini kontrol edemese de o senin eşindi. Belki dünyada nefret ettiklerini söyleseler bile onlarsız herhangi bir yerde (bizim yerimiz) adaleti bulmak istemediler. Burada ben olsaydım ne yapardım diye düşünmeden duramadım. Baba özlemi gerçekten bu iğrenç kaostan beslenen kan kokan dünyaya dönmek için yeterli bir sebep mi tartamıyorum.
Evet aşırı etkilendiğim birkaç sahnesi vardı (gözümde çok gerçekçi bir şekilde canlandığı için sahne demeyi tercih ediyorum) yine de konusunu duyduktan kitabı okuyana kadarki süre zarfında kitaptan daha çok etkilendiğimi söylemek istiyorum. Sanki okudukça büyüsü kaçtı gibi hissettim. Belki de fazla misyon yüklediğim için yetersiz geldi bilmiyorum.
Her şeye rağmen hep tavsiye listemde olacak çok başarılı bir kitaptı. Son olarak, cidden şu dünyaya adapte olup insan olmaya çalışmanız için illa aurora gibi bir felakete mi ihtiyacınız var? (böyle dendiği için dedim aslında bir felaket olduğunu düşünmüyorum) Bu farkındalığa bir şeyleri kaybetmeden ulaşmak çok mu zor?