·509 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Haziran 2022 22:12 Kitabı az önce bitirdim ve şoklara yine doyamıyorum.
Şimdi şöyle başlayayım, normalde gençlik kitaplarındaki her baş kadın karakterin aptal olması beni her zaman çok sinirlendiren bir durum. Bu olay gerçekten sinirlerimi bozuyor. İlk kitapta Maya gerçekten aptal ergen kızlar gibi davranıyordu bu yüzden kendisinden pek hoşlanmıyordum. Fakat ikinci kitapta yaşadıklarının etkisiyle Maya'ya bir olgunluk geldiğinin kanatindeyim. Maya'nın yaptılarında en çok hoşuma giden şey, Maya'nın yaşadılarına teslim olmamasıydı. Her darbede ayağa kalkması beni gerçekten çok etkiledi.
Kumral'a gelirsek. Kitap boyunca ondan nefret etmem gereken hiçbir yerde ona kızmadım. Fakat, herşeyi Maya'nın onu o trende terk ettiği nedeniyle yaptığını söylediği yerde sinir krizi geçirmenin eşiğine geldim. O kısımda orada olup Kumral'a gerçekten 'yapma' demek istedim. O kısımdayken Kumral'ın, Kraliçe'nin Maya'dan uzak durması hakkında herhangi bir tehtidiyle Kumral'ın böyle bir şey yapmış olabileceğini düşündüm. Fakat kitap devam ettikçe, Fetih'in gerçekten de sırf Maya'yı incitmek için böyle bir tezgah hazırladığını fark edip, kendi kazdığı kuyuya kendinin düştüğünü fark ettim ve gerçekten şok oldum.
Bu olaylardan sonra Maya bence gayet mantıklı davrandı. Artık destek alabileceği bir yokken Emsal'le anlaşma yapması bence gayet mantıklıydı.
İlk kitapta Armoni'den pek hoşlanmasam da yaşadılarını öğrendikçe ona hak verdim.
Doruk'a gelirsek... Birşey değişmedi hala gözlerini oymak istiyorum. Yaşanan onca şeyden sonra hala hiçbirşey olmamış gibi davranması beni sinirlendiriyor. Ama, Maya'yı tebrik ettim doğrusu, artık Doruk'un ilahi bir varlık olmadığının farkına vardı.
Emsal Bey'e gelince. Kitabın başından beri ona anlamlandıramadığım bir sempatim var fakat bir o kadar da nefret ediyorum ondan. Onda nefret etmemin sebebi, Armoni'ye iyi davranmaması, Bayan Armi'ye olan terbiyesizliği, Maya'yı az çok sevsede öz kızını güç için istemesi, gücün onda olması için sayısız insan öldürmesi, az kalsın Pamir'i Riva'ya teslim edicek olması... ve liste böyle uzayıp gidiyor. Sempati duymamın nedeni ise Maya'nın annesine karşı olan sevgsi ve ölümünün üzerinden bunca yıl geçmiş olmasına rağmen ona olan sadakati, Maya'nın da buna ihtiyacı olduğu için de olabilir ama ona bunca yıldır vermediği sevgisini bahşetmesi benim ona olan sempatimi arttırıyor.
Riva'ya gelirsek. Normal'de kitaplardaki kötü karakterleri bu hale getirenin sevgisizlik olduğuna inandığım için onlardan nefret etmek yerine onlar için üzülürüm. Fakat uzun süre sonra ilk defa kitaptaki kötü bir karakterden tam anlamıyla tiksindim diyebilirim. Riva kesinlikle şımarık, kibirli, her şeyin kendi etrafında dönmesini isteyen, iktidardan zerre anlamayan, kral bir an önce ölsünde yerine Fetih'i geçireyim derdinde olan, sığ düşünceli bir kadın. Ve kesinlikle kitap boyunca ona sempati duyduğum bir yer bile olmadı.
Yani işte böyle üçüncü kitap çıkana kadar ne kadar sabredebilirim bilmiyorum. Aşeka, Aylema'dan açık ara farkla çok daha güzeldi. Kitap 500 sayfa olmasına rağmen bir yeri bile okurken sıkılıp bunalmadım, inanlılmaz akıcı bir şekilde yazılmış. Çok uzun süredir ilk defa bir kitabı sonuna yaklaştığımda 'of okusam da bir an önce bitse' kafasında değil de 'yalvarırım bitme' kafasıyla okudum.
Ve son olarak söylemek istiyorum. Benim şu ana kadar okuduğum bir çok seride olan bir durum bu, yazarlar serinin ilk kitabı iyi tuttuktan sonra ikinci kitapta gümlüyorlar. Ve bu durum seriden soğumama yol açıyor. Fakat bence yazar serinin ikinci kitabında (Gecenin Hikayesi Serisin'den bahsediyorum bu arada) kendini geliştirmiş.10/9