Gönderi

10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
Turan Dursun. Namı diğer ‘Aydınlanma Savaşçısı’. Ülkemizde birçok örneğinin verilebileceği aydın katliamlarının kurbanlarından sadece biri. O, ‘’ Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim? Halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?’’ sözüyle öngördüğü ölümünden korkmadığını açıkça dile getirmişti ve 1990 yılında evinin önünde katledildi. Sadece bu ulvi amacı anlayabilmenin aslında Turan Dursun’u anlayabilmek olduğunu ve hayatlarını sorgulayarak devam ettiren insanlar için bunun çok önemli olduğu kanaatindeyim. Turan Dursun’u ‘aydın’ olarak nitelendirmek bu kapsamda önemli. Dine bakış açısı yönünden hayatı (çok uç noktalar olmak üzere) ikiye ayrılıyor. Çocukken mollalardan ve bölgenin ileri gelen hocalarından aldığı dini eğitim, müftü oluşu, İslam’ı çok iyi öğrenmekle birlikte diğer dinlere olan merakı, araştırmaları ve aydınlanma süreci. Turan Dursun’un hayatına baktığımızda bu sürecin fazlasıyla sancılı geçtiği açık. Hakaretler, tehditler, sürgünler bunlardan sadece birkaçı. Kitabı okurken aklıma sürekli neden sadece 12 yaşına kadar olan hayatını anlattığını, neden diğer kitaplarında hayatının geri kalanından bahsetmediğini merak ettim durdum. Çünkü çocukluğunda resmen dini bilgilerle donatılmış ve modern eğitimden zerre kadar nasiplenememiş bir insanın neler yaşayıp, neler düşündüğünü, bilimle nasıl tanıştığını ve dine olan inancını nasıl kaybettiğini merak etmemek elde değil. Aslında yazmış Turan Dursun. Oğlunun söylemine göre şu an bildiğimizden çok daha fazlasını yazmış. Hatta Kulleteyn’ in 2. ve diğer ciltleri de varmış fakat ölümünden dakikalar sonra eve gelenler tarafından siyah çöp poşetlerine doldurulup götürülmüş. Şimdi, verilen onca emek sanki bir hiçmişçesine bilinmezliğin ötesinde. Yazık! Kulleteyn… Bu kavramı açıklayabilmek için
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017823 okunma
·
27 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.