Kulleteyn

Turan Dursun
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
29 Ağustos 2017
İlk Yayın Tarihi:
1990
Yayınevi:
Kaynak Yayıncılık
ISBN:
9789753430197
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2017 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2017 23:56
Kulleteyn, Turan Dursun’un ilk çocukluk yıllarını anlattığı bir otobiyografik romanı. Küçük yaşta dini eğitim alması için bir kürt köyüne yollanan Türko’nun hikayesi. Kitaba ismini verdiği Kulleteyn, iki kulle (yaklaşık 13 ton) su demek. Şafii mezhebine göre durağan bir suyun temiz sayılabilmesi için bu miktarda olması yeterliydi. İçinde ne olduğu önemli değildi, pislikle dolu olsa bile 13 tonluk suya sahip olması onun temiz olmasının göstergesi kabul edilirdi. Bu sudan abdest alınır, yemek için su alınır, el yüz yıkanır, çamaşır yıkanır… Tüm bunlar aynı suyun içinde, sadece miktarı yeterli diye, şeriat böyle emrettiği için yapılırdı. Türko’nun dini eğitim alması için gönderildiği Kürt köylerindeki Şafiiler ve Hanefilerin birlikte yaşaması, Şafiilere göre haram olan şeylerin Hanefilerce haram olmaması, dini uygulayış şekillerindeki farklılıklar, Türko’nun kafasını en çok karıştıran konular olarak işlenmiş. Türko’nun Kürt şeyhlerinden aldığı dini eğitimi sorgulayışını, içindeki çelişkileri anlatışını, ağa, şeyh, molla üçlüsünün din yoluyla insanları nasıl etkilediğini, Anadolu köylerinin sıcaklığını ve samimiyetini bir çocuk gözüyle okutuyor Turan Dursun. Akılda kalan detaylar var; örneğin soğuktan ölmek üzere olan bir köpeğin şafii mezhebince haram sayıldığından ellenememesi, dolayısıyla camiye sokulamaması, bu yüzden cami dışında üzerine bir örtü örtülmesi ve ölüşünün Türko’yu etkilemesi.. Livata yapan iki fakiyi yakalayan Türko’nun susturulması.. Ahırlarda, hayvan pislikleriyle yan yana din kitaplarını anlamaya çalışması ve bu azimle yaşıtlarını bir bir geride bırakması.. Köpeğin girdiği su pis sayıldığından, Kulleteyn’e düşen köpek yüzünden tüm suyunun boşaltılmak zorunda kalınması.. Daha bir çok anı, bir film izlercesine betimleniyor kitapta. Parantez içlerine
Sinema
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2014 140. kitabı
Ortaokul yıllarımda okuduğum bir kitaptı ve çok etkilenmiş ve sarsılmIştım.Yazarın çocukluğunun ilk altı yılını anlattığı bir otobiyografik roman.Daha o yıllarda eleştirmeyi ve sorgulamayı seven biri olduğunu anladım.Ağrı'nın bir ilçesinde yoksulluk,sefalet ve din sömürüsü ile geçen yılları anlatmış.
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
Kulleteyn
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
Duran 8 yaşında bir çocukken imam olan babası tarafından din eğitimi almak için Kartallı köyüne mollaların yanına gönderilir. Duran’ın tek bir hayali vardır; Basra’da Küfe’de din alimi olmak.. şafii mezhebinin hakim olduğu ilkel olan bu coğrafyada yaşamın tüm zorluklarına rağmen derslerine sıkı sıkıya sarılır. Onun yaşından beklenmeyecek bir özveriyle dini kitapları hatmeder, arap dilinin inceliklerini, fıkıhı, şeratı, hadisleri gece gündüz demeden ezberler. Yalnız kafasında mantıklı bir zemine oturtamadığı bazı şeyler vardır; Örneğin kulleteyn denilen su birikintisi, bu birikinti de bazıları taharet alırken bazıları aynı anda aptes alır, bazıları sümüklerini suya fırlatırken bazıları aynı sudan tencereye su doldurup yemek yapar. Çünkü yüksek bir insan türü sayılan şeyh ya da mollalar bu suya temizdir diyerek fetva vermişlerdir. Akla mantığa uymayan onlarca şeriat hükümleriyle Duran’ın kafası o yaşlarda karışmaya başlar. Zaten bilindiği üzere Turan DURSUN bu kafa karışıklarını cesurca dile getirdiği için 1990 yılında köktendinci islamcılar tarafından şehit edilmiştir. Şehit edilmiştir yazıyorum çünkü bu şehitlik makamı öyle gariptir ki geçmişten bugüne her topluluk kendi kayıplarını şehit olduğunu varsayar. Bir hristiyan tarafından öldürülen müslüman müslümanlarca nasıl şehit olarak görülüyorsa, ya da tam tersi bir müslümanın öldürdüğü hristiyan, papa tarafından nasıl kolayca şehit ilan ediliyorsa, ben de Turan DURSUN’un fikirlerini benimsediğim için kendisini şehit ilan ediyorum. Nasıl olsa diğerleri gibi benim hükümlerimde bir karşılığı yok. Çoğumuzun ortak özelliği kendi dinimizi seçmememizdir, sırf bu topraklarda dünyaya geldiğimiz için ailemizin bize öğrettiği dinin hak din olduğu kabul ettik, kendimizin ve çevremizin görüş alanlarını dünyanın sınırları sandık.
Din
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 17:59
Turan Dursun'un şeriat'la imtanı olan bu biyografi bi çok zorluklarla birlikte kur'an alimi olmak isteyen bir çocuğun hayatı. Kulleteyn denen suyun pisliğin aldırış etmeyerek onun kutsallığına inanmış bir halkın hikayesi. Yani özetle kutsal sanılan bir çok yanlışın hikayesi. Turan Dursun un da kendi benliğini bu yaşamdan sorna bulduğunu anlıyoruz. Şeriatı bi çok yapılması emredilen uygulamasını samimi çocuk hissi ile sorgulama sonucu bu tezi red etti. Bu islam tabularını yaktığı için ve halkı gerçeklerle aydınlattığı için 4 eylül 1990 da evinin önüne suikast sonucu öldürüldü. Yazdığı aydınlık kitaplarla onu ömür boyu yaşatacağız.
İslam
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
8/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2018 18:19
Türkiye'de islam hakkında en deneyimli ve bilgili ilahiyatçılardan biri olan, zamanında müftülük görevlerinde bulunup devletin önemli organlarında çalışmış, kökten dincilerin sonradan ateist olduğu için hiç sevmediği ve bu nedenle vahşice öldürülen Turan Dursun, Kulleteyn adlı kitabında çocukluk anılarından tüm çıplaklığıyla bahsetmiş. Ailesinin isteğiyle islam alimi olmak için Şafilerin yoğun olduğu bir Kürt köyü olan Kartallı köyüne gelen Türko adında bir çocuğun yaşadığı içler acısı ve zalim hayat oldukça düşündürücü bir izlenim veriyor bizlere. Herkesten daha büyük alim olmak için kafasını kitaplardan kaldırmayan Türko bir yandan sert kış şartları, diğer yandan bulaşıcı bitler, öbür yandan ise açlıkla uğraşmaktadır. Doğru düzgün bir yatağı dahi olmayan bu 10 yaşındaki çocuk islam ilmi öğrenirken hocalarını zor duruma sokan sorular sorarak bizleri düşünmeye itiyor. Turan Dursun biraz şark kurnazlığı yaparak sözde Şafilik üzerinden islamı eleştiriyor aslında. Esasında bir otobiyografik roman olan Kulleteyn, Kur'an öğrenen bir çocuğun kafasından geçen kritik sorular hakkında bilgi vermekte. Bu kitap için köyde geçen bir yeraltı edebiyatı diyebiliriz. Kulleteyn adı verilen Şafilerin her türlü temizliğini gördüğü o havuzumsu alanda anlatılanlar çoğu zaman mide bulandırıcı nitelikte. Yazar bize sanki bırakın okumayın kitabı dercesine sümüklü, sidikli muhabbetler çevirmekten geri kalmıyor. Üzücü olan yanı bunların şaşırtıcı derecede gerçek olması. Bize dayatılan köylülerin saf ve temiz insanlar olduğu ön yargısı bu eserle yerle bir oluyor. Maalesef o eski zamanlarda aşırı şiddetli olmasa da Türkler ve Kürtler arasında çatışmalar meydana geldiği ve bazı kesimlerin birbirine karşı küfür ve hakaretlerde bulunduğu konusu işleniyor kitapta. Safo adında bir kız var ki Türko ile
Din
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
9/10
·374 syf.··
2025 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 15:24
Turan Dursunun çocukluğunu anlatan bir yapıt. Doğudaki yalamı tüm çıplaklığıyla anlatmış zaman zaman betimlemeler o kadar güçlü yapılmışki ortamın kokusu insanın burnuna geliyor.Görüntüler sanki gözlerinin önünde cereyan ediyormuş gibi canlı.
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
8/10
·336 syf.··
2021 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 13:11
"Dürüstlük, açıklıkta. Kapatalıktaysa karanlık olur. Tabular karanlıkta yaşarlar." Turan Dursun İnsanoğlunu hayvanlardan farklı kılan en belirgin özellik irade sahibi olmasıdır. Bu yüzdendir ki insanlığın hakkını vermenin ilk kuralı sorgulamaktır ! İnsan varlığı Tanrıya el açarak yalvar yakar olmak yerine, kendine güven besleyerek, kendi özgür aklı ile iş görüp , kendi sorumluluğunu bilerek yaşam sürmeli! Turan Dursun otobiografi olan bu kitabinda Anadolu’nun kesitinden alınma gerçekleri kaleme almış. Her ne kadar kitap basılalı yıllar olmuş olsa da maalesef durum hala onun anlattığı gibi . Bazi gerçekleri göstermek istemiş belki de halkına. Hoşgörü dinine mensup olan biri tarafından katledilmeseydi belki hala bazı gerçekleri göstermek için yazmaya devam edecekti. İlkellikten günümüze kadar gelen "Şeriat" nedir, ne değildir? İnsanları ,kitleleri ne duruma getiriyor ve kimlerin desteği ile bunu sağlıyor? Bu ve bunun gibi soruları cevabını kitapta hem ağlanacak duruma gülerek, hem düşünecek pek çok konu ile bulacaksınız. Kitabi okuyunca iyi ki tek Tanrım "Aklım, Tek dinim "Sevgi" dedirtti bana :))
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
10/10
·336 syf.··
2020 203. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 20:31
Çoğumuzun malumu olsa da hikâyeye sonundan başlayalım. Kulleteyn dinlere savaş açan eski müftü Turan Dursun’un şeriatı öğrendiği çocukluk yıllarını anlatır. Turan Dursun uzun yıllar aydınlıkçı din adamı kimliğiyle ön plana çıkmış bir müftüdür. Dinler tarihi okuması ve eleştirel yaklaşımları sonucu dinleri reddetmiş ve ateist olmayı seçmiştir. Yıllarını çalan şeriata savaş açan Turan Dursun yılların bilgi birikimini yazdığı kitaplarla insanlara duyurmak ister. Karanlığın ancak aydınlıkla yenileceğine olan inancı ile bütün tehditlere rağmen bildiklerini güncel dergilerde yazmaya devam eder. Dinin eksik ve yanlış noktalarını bir bir ele alan bu cesur insan sonunda 4 Eylül 1990’da suikaste kurban gidecektir. Fikirlerini yenemeyenler Turan’ı susturmayı seçmişlerdir. Turan Dursun’un kendi kaleminden okuyacağımız çocukluğu boyunca Doğu Anadolu’da ağa, şeyh, molla üçlüsünün insanları din eliyle nasıl sömürdüğünü göreceğiz. Şeriata, şeyhlere, mollalara içeriden bir gözle bakacağız. Turan Dursun’un anlatımındaki yalınlık ve diyaloglardaki gerçeklik bizleri alıp 1950’lerin Anadolu köylerine götürecek. Köylerdeki o samimiyeti ve çocukluğun o saflığını hissedeceğiz. Turan’ın nam-ı diğer Türko’nun Kürt şeyhlerinden aldığı eğitim süresince şerri kuralların nasıl işlendiğini, şeriatın ne denli yozlaştığını göreceğiz. Doğu Anadolu insanının sıcaklığını ve samimiyetini kitap boyu hissettiriyor zaten Turan bizlere. Turan’ın iç çelişkileri, tanrıya ilk serzenişlerini de okuyacağız Kulleteyn’de. Türko’nun ilk aşkından dostluklarına birçok hikâye sizleri bekliyor olacak bu kısa biyografide. Dilerseniz Kulleteyn’in kelime manasını yazarından okuyalım; “Kulleteyn, ‘İki kule’ (yaklaşık 13 ton) su demek. Durağan bir suyun temiz (‘tahir’) sayılabilmesi için Şafii mezhebine göre bu kadar
Din
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 18:07
Kitap, Turan Dursun'un 12 yaşına kadar ki ailesinden uzakta din eğitimi aldığı süreci anlatmakta. Romanın kahramanı Dursun, lakabı Türko ( köydeki tek Türk ve Hanefi olduğu için). Olaylar genel itibariyle Doğu Anadolu'nun bir köyünde geçmekte. Köy halkı şafi ve şeriat hükümlerine körü körüne bağlı. "Kulleteyn" iki kule su diyerek başlıyor kitaba 13 tona tekabül ettiğini öğreniyoruz havuz benzetmesi yerinde olacaktır ve bu şafiler için temiz kabul edilen miktar. Köydeki hayvanların ve insanların; temizlenmek, su içmek, yemek yapmak, abdest almak vs kullandıkları mide bulandırıcı bir havuz. İçerisinde sadece insan ölürse şeriata göre su pislenmiş oluyor. Onun dışında suyun içerisinde her ne olursa olsun şeriata göre temiz kabul ediliyor, şeriat neye pis diyorsa pis olan oydu. Okudukça göreceksiniz ki Kulleteyn'den daha pis şeyler var orada temizlenmesi imkansız olan şeyler. Halktaki din algısı, zihinlerde yüksek duvarlarla örülmüş durumda.Yediğinden içtiğine kadar her şeyi şeyh ağa ve şeriat üçlüsünün belirlediği yaşamı gerçekçi ve olduğu gibi anlatmakta. cehaletin bağnazlığın din cübbesinin insanları hangi boyutta eylemler yapmaya yönelttiğini anlamak aynı zamanda toplumdaki gerçekleri tabuları görmek için mutlaka okunması gereken bir eser.
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma
Kulleteyn
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2020 10:02
20 li yaşlardan beri Ateist olarak bende Rize İslampaşa mah. Bir hocadan eğitim aldım. Tüm çocukluğum boyunca, kuranı ezberlemek namazlara geçmekle geçti yaz tatillerim. Sonra kovuldum, ben ve birkaç arkdaşım denize gitmek için yalan söylemiştik islamda da afaroz varmış demekki gönderdi bizi gidin gelmeyin dedi. Kurana geçince kuranı parayla almak çok zoruma gitmişti evde sadece rahmetlini annanemin kuranı vardı camide de vardı tabide evde çalışamıyor ayrıca elinde kuranla eve gidemiyordun kurana geçmek yasin suresini ezberlemek büyük sükseydi ozamanlar. İncil bile bedava iken milyarlarca bütcesi olan diyaneti olan ülkede kuranın para ile satılması da ülke özeti idi gerçekten. Ben arapca öğrenmedim ezberledim kuranı da öğrenmedim ezberlettiler anlamını sonra okuma nasip oldu. Ailemde dayılarım ünv mezunu ve ateisttir onlar benim gerçekleri görmeme vesile oldu diyebilirim, sonra bir çok yayın okudum ilk defa Turan Dursunu okumak nasip oldu. Turan Dursunun bu kitabı dini öğretileri islamı sorgulamaktan bir yana ozamanki şartlarda laiklik ilkesinin ne kadar zaruri olduğunu, toprak reformunu nekadar geçkalındığın, cahilliğin esir alınmış halkı din ve ağalıkla kandıranların yunan duşmanından bile daha tehlikeli olduğunu, yoksulukla din kısvesiyle insanların nelere itildiğini neler çektiklerini görmenizi sağlıyor.
Edebiyat
KulleteynTuran Dursun · Kaynak Yayıncılık · 2017825 okunma

Yazar Hakkında

Turan DursunYazar · 23 kitap
Turan Dursun (1934 - 4 Eylül 1990), Türk yazar, düşünür, eski imam ve müftü. İbnü'r Râvendî'nin tâkipçilerindendir. Yapmış olduğu araştırmalarında İslâmiyeti ve peygamberi Hz. Muhammed'i ağır bir şekilde eleştirmiştir. Monoteistik dinler tarihi eğitimi görmüştür. Ateist olmadan önce imam ve müftü olarak çalışmıştır. Daha sonra 1966 yılında TRT'de işe başlamış ve 10 sene boyunca dini içerikli programlar yapmıştır. Emekli olduktan sonra, 1989 yılında, 2000'e Doğru dergisinde haftalık yazılar yazmaya başlamıştır. İslâm dinini açıkça eleştirdiği için köktendinci İslamcılar tarafından ölümle tehdit edilmiştir. 4 Eylül 1990'da evinin önünde köktendinciler tarafından düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. 1934'te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde dünyaya geldi. Ailesinin sekiz çocuğundan biriydi. Annesi Kürt, babası Türktür.[4] Beş yaşındayken bütün ailesiyle birlikte Ağrı’nın Tutak ilçesine dedesinden kalma yerlere tekrar sahip olmak ve oraları işletmek maksadıyla göç ettiler. Ailesi ve eğitimi Babası, aileyi geçindirmek üzere köylerde imâmlık yapmaya başladı. Kıt kanâat geçinen babasının tek arzusu, oğlunun Basra ve Kûfe’deki din alimleri gibi, çok kuvvetli bir din eğitimi alarak eşi benzeri görülmemiş bir din âlimi olmasıydı. Bu amaca yönelik olarak babası oğlunu yatılı din okullarına, Kur'an kurslarına ve birçok ünlü hocanın yanına eğitim alması için gönderdi. Bu hocalardan dinî eğitim alabilmek için Ağrı'dan Muş'a, Adana'ya ve oradan da Türkiye'nin birçok şehrine, kasabasına ve köyüne gitti. Biri hariç bütün hocalarından bedava ders gördü. İşte bu hocadan ders alabilmek amacıyla kendisinden istenilen, o zamanın parasıyla 100 TL'yi ödeyebilmek için hem esans satmaya, hem de hocalık yapmaya başladı. Kendisine hocalık yapan bu kişi ise daha sonraları Ankara Elmadağ Müftülüğü'ne atandı. Diyânet İşleri Başkanlığı’nın İlâhiyat Fakülteleri’nde sürdürdüğü Sünnî-Hanefî-Mâtûridîyye İ'tikadî mezhebi ana ilkelerine dayalı olarak Monoteistik dinler tarihi eğitimi almaya karar verdi. Askerlik çağına ulaşana kadar Kürtçe, Çerkezce ve Arapça öğrendi. Müftülük yılları Müftülük sınavını kazandıktan sonra ilkokul diploması olmadığı için tayini yapılamadı. Bu yüzden İstanbul Mahmutpaşa İlkokulu'nu kısa sürede dışarıdan bitirdi. Sivas müftüsü iken de ortaokulu dışarıdan bitirdi. İlk imâmlık deneyimlerini askere alınmadan önce Tarsus'a bağlı Baltalı köyünde yaptı. Askerliğinden sonra İstanbul'da bulunan İsmailağa ve Üçbaş medreselerinde hocalık yaptı. Daha sonra müftülük yapmaya başladı. İlk olarak Tekirdağ'da müftü yardımcısı olarak göreve başladı. Ardından Gemerek'te, Altındağ'da, Sivas'ta ve son olarak da Sinop'un Türkeli ilçesinde müftü olarak görevde bulundu. 1958 yılında başlayan müftülük görevi 1966'da son buldu. Müftü iken İslâmiyeti, Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hem kendi kaynaklarından, hem de diğer kaynaklardan yararlanarak daha detaylı bir şekilde birbiriyle karşılaştırarak kökenlerini aramaya yönelik çalışmalar yürüttü. Yürüttüğü bu yoğun çalışmaların yanında efsaneleri ve hikâyeleri de okudu. Sürdürdüğü bu yoğun çalışmalar esnasında okuduğu efsane ve hikâyeleri kutsal metinlerdekiler ile kıyaslayan Dursun'nun dinî inancında büyük sarsıntılar meydana geldi. Neticede, dinî inancında tezâhür eden bu dilemmanın etkisi altında kalarak müftülük görevinden istifâ etti. Prodüktörlük ve yazarlık yılları Bir arkadaşının önerisiyle Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda ambar memurluğu, malzeme memurluğu, koruma memurluğu ve evrak memurluğu gibi görevlerde çalıştı. Ardından prodüktör sınavlarına girdi ve başarılı oldu. Bundan sonra TRT Kültür Müdürlüğü'nde dinî yayınların hazırlanmasında prodüktör olarak çalıştı ve birçok yapıma imzasını attı. Bunlardan en çok yankı uyandıranlar ise şunlardır: Tarihte Türkler, Başlangıcından Bu Yana İnsanlık ve Akşama Doğru. Araştırmasını kendisinin yaptığı ama bir türlü yapımına izin verilmeyen Birinci Büyük Millet Meclisi Öncesi ve Sonrası adlı bir projesi vardı. TRT'deki 16 yıllık görevinden 1982 yılında emekliye ayrıldı. 1987 yılında Doğu Perinçek'le tanıştı ve onun yardımıyla 2000'e Doğru adlı dergide Din Bilgisi adında bir sayfada yazmaya başladı. Daha sonra Saçak, Teori ve Yüzyıl gibi dergilerde de yazdı. Bunun yanı sıra birçok kitabı yayına hazırladı. İbn Haldun'un Mukaddime adlı eserini Türkçeye çevirdi. Hazırlamakta olduğu kapsamlı Kur'an Ansiklopedisi'nin ancak ilk 8 cildini tamamlayabildi. Ölümü Turan Dursun, 4 Eylül 1990 tarihinde İstanbul'da evinden işine giderken uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Dört yıl sonra, İslami Hareket Örgütü'ne yönelik operasyonda cinayetin çözüldüğü açıklandı. Örgüt üyesi Arif kod adlı Tamer Aslan, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde verdiği ifadede Turan Dursun'un öldürülmesine nasıl karar verdiklerini şöyle anlattı: “ Mesut (kod adlı İrfan Çağrıcı), yazarlık yapan ve yazdığı yazılarda Hz. Peygamber efendimizle kutsal Kur'an-ı Kerim'i küçük düşüren Turan Dursun'un öldürülmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine benimle kod adı Kemal olan kişiyle önce bu konuya itiraz ettik. Çünkü bu şahıs öldürüldüğünde basın bu olayı abartılı olarak halka yansıtacak, bundan dolayı da şahsa kötülükten ziyade iyilik yapmış olacağız kanaati benimle Kemal'de hakimdi. Biz bu görüşümüzü Mesut'a ilettiğimizde bizimle 15 gün görüşmedi. Mesut, tekrar Turan Dursun'un öldürülmesi olayını yinelemesi üzerine ben ve Kemal olayın istihbaratını yapmak üzere görev aldık. „ Bu cinayetle ilgili yakalanan İslamî Hareket Örgütü üyelerinden İrfan Çağrıcı, müebbet hapisle cezalandırılmış olup halen tutukludur. Turan Dursun cinayetinin tetikçisi olan Muzaffer Dalmaz ise halen yurt dışında firardadır. Turan Dursun anısına her yıl Turan Dursun Araştırma ve İnceleme Ödülü verilmektedir. Uzmanlık alanları Fıkıhçı, İslam Hukukçusu Kelamcı, İslam Kelamcısı Hadis Bilimcisi Doğu Bilimcisi Din Etnoloğu Eserleri Kulleteyn Turan Dursun'un çocukluk dönemlerine ilişkin otobiyografik romanıdır. Kitabın sonraki ciltlerinin, yazarın vurulduğu 4 Eylül 1990'da evinden sivil polisler tarafından alındığı öne sürülmüştür. Kitap, yazarın 11 yaşına kadar aldığı din eğitimi dönemini anlatır. Pek çok baskısı yapılan kitap, çizgi roman olarak da yayımlanmıştır. Diğer Allah Din Bu-1 (Tanrı ve Kur'an) Din Bu-2 (Hz. Muhammed) Din Bu-3 (İslamda Toplum ve Laiklik) Din ve Cinsellik Dua Evren Bir Şaka mı? Kur'an Kur'an Ansiklopedisi (8 cilt) Kutsal Kitapların Kaynakları (3 cilt) Müslümanlık ve Nurculuk (1971) Şeriat Böyle Ünlülere Mektuplar Çevirileri İbn-i Haldun'un Mukaddime adlı eseri (2 cilt) Hakkında yazılan kitaplar Abit Dursun, Babam Turan Dursun Abit Dursun, Turan Dursun ve Aydınlanma Şule Perinçek, Turan Dursun Hayatını Anlatıyor