Kulleteyn

8,2/10  (19 Oy) · 
54 okunma  · 
16 beğeni  · 
1.191 gösterim
"Kulleteyn", "İki kulle" (yaklaşık 13 ton) su demek. Durağan bir suyun temiz ("tahir") sayılabilmesi için Şafii mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi. Daha az olamazdı. Bu kadar oldu mu, içinde ne bulunursa bulunsun "temiz" di artık. "Pislik" lerle dolu bile olsa... Doluydu zaten. İlk görüşte bataklık bile sayılabilirdi.... Ama madem ki Şeriat temiz demişti, temizdi. Şeriat neye pis diyorsa pis olan da oydu... Şeyh, ağa ve molla üçlüsünün eliyle Doğu Anadolu insanlarına "kader" olarak örülmüş yaşamdan bir kesit. İnsanlara yeniden giydirilmek istenen Şeriat'ın nasıl bir ilkellik olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyan bir yapıt. Sömürgenlerince övgüsü yapılan İslam nasıl bir şey? Gün ışığına çıkarılıyor. Doğrudan kaynağından tutulan ışıklarla...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    1997
  • Sayfa Sayısı:
    331
  • ISBN:
    9789753430197
  • Yayınevi:
    Kaynak Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Döngüsel 
29 Nis 17:31 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kulleteyn, Turan Dursun’un ilk çocukluk yıllarını anlattığı bir otobiyografik romanı. Küçük yaşta dini eğitim alması için bir kürt köyüne yollanan Türko’nun hikayesi.

Kitaba ismini verdiği Kulleteyn, iki kulle (yaklaşık 13 ton) su demek. Şafii mezhebine göre durağan bir suyun temiz sayılabilmesi için bu miktarda olması yeterliydi. İçinde ne olduğu önemli değildi, pislikle dolu olsa bile 13 tonluk suya sahip olması onun temiz olmasının göstergesi kabul edilirdi. Bu sudan abdest alınır, yemek için su alınır, el yüz yıkanır, çamaşır yıkanır… Tüm bunlar aynı suyun içinde, sadece miktarı yeterli diye, şeriat böyle emrettiği için yapılırdı.

Türko’nun dini eğitim alması için gönderildiği Kürt köylerindeki Şafiiler ve Hanefilerin birlikte yaşaması, Şafiilere göre haram olan şeylerin Hanefilerce haram olmaması, dini uygulayış şekillerindeki farklılıklar, Türko’nun kafasını en çok karıştıran konular olarak işlenmiş.

Türko’nun Kürt şeyhlerinden aldığı dini eğitimi sorgulayışını, içindeki çelişkileri anlatışını, ağa, şeyh, molla üçlüsünün din yoluyla insanları nasıl etkilediğini, Anadolu köylerinin sıcaklığını ve samimiyetini bir çocuk gözüyle okutuyor Turan Dursun. Akılda kalan detaylar var; örneğin soğuktan ölmek üzere olan bir köpeğin şafii mezhebince haram sayıldığından ellenememesi, dolayısıyla camiye sokulamaması, bu yüzden cami dışında üzerine bir örtü örtülmesi ve ölüşünün Türko’yu etkilemesi.. Livata yapan iki fakiyi yakalayan Türko’nun susturulması.. Ahırlarda, hayvan pislikleriyle yan yana din kitaplarını anlamaya çalışması ve bu azimle yaşıtlarını bir bir geride bırakması.. Köpeğin girdiği su pis sayıldığından, Kulleteyn’e düşen köpek yüzünden tüm suyunun boşaltılmak zorunda kalınması.. Daha bir çok anı, bir film izlercesine betimleniyor kitapta.

Parantez içlerine yabancı kelimelerin anlamlarını koyarak, konuşmaları anlaşılır kılmış yazar. Oldukça akıcı ve sürükleyici bir şekilde ilerliyor, bu da sıkılmak şöyle dursun, okuma sürecine ayrı bir merak duygusu kazandırıyor.

Turan Dursun’un diğer yaşlarına ait kısımlarını anlatan kitapları yani Kulleteyn’in devamı ölümünden sonra yok edilmiş. Bu yüzden aynı bakış açısının gelişimini izlemek güçleşiyor.

Din alimi olma yolundaki bir çocuğun gözünden, şeriatı ve uygulanışını çok sade bir şekilde anlatan bu kitabı sevdim. Farklı görüşler bakış açısını genişletir, daha geniş bir perspektif sağlar. Bu bakımdan okunmasını öneririm.

Keyifli okumalar.

Hatice Kpınar 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ortaokul yıllarımda okuduğum bir kitaptı ve çok etkilenmiş ve sarsılmIştım.Yazarın çocukluğunun ilk altı yılını anlattığı bir otobiyografik roman.Daha o yıllarda eleştirmeyi ve sorgulamayı seven biri olduğunu anladım.Ağrı'nın bir ilçesinde yoksulluk,sefalet ve din sömürüsü ile geçen yılları anlatmış.

Damla GD 
22 May 15:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Muhteşem bir otobiyografi.. Gerçeklerin peşine düşen insanların okuması gerekli. İletişim çağında, her türlü bilgiye ulaşmanın kolay olduğu bu zamanda bari kandırılmayalım.

Abıdan 
28 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Artı değerlerin öğretisinde yaşayan insanların birbirini anlamaması doğal. Bu kitaptaki karakterleri de çok görmüşüzdür. Çok duymuşuzdur. Anlayamadık çünkü artı değerlerimiz aynı değildi. Artı değerleri sadece dini ilim bilgisi ve dini lider olarak tanımlanan şahısların peşinden gitmek olan bölgede bir çocuğun yanlış bir yolu nasıl doğru bir hırsla arşınladığı anlatan bir kitap

Gılgamış 
 26 Tem 12:24 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Yazar 12 yaşına kadar olan yaşamını anlatıyor aslında 8,9 yaşından başlıyor, 3-4 yılını anlatıyor.Kulleteyn nedir derseniz şeriatın yarattığı sayısız ilkellikten sadece biri ve bu insanlar bu ilkel kuralların hepsine maruz kalıyorlar.Bunun sonucunda "Dedelerden,babalardan neyi nasıl almışlarsa,sürdürdükleri o.Ne değişmekte,ne değiştirmekteler.Ne de böyle bir şeyin olabileceğini düşünmekteler."

Mehmet kaya 
16 Mar 2015 · Kitabı okudu · 1/10 puan

İslamla alakası olmayan bir kitap...Kendinize sadece şunu sorun bu dünya ya boşa mı geldik?

Susamber Kara 
11 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aynı zamanda, sahte dincilerin gerçek yüzlerinin anlatıldığı mükemmel bir kitap. Çok büyük bir zevkle okudum.

Erhan Kurupınar 
31 Tem 2013 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Turan Dursun'un hayatını anlattığı en güzel eseri

Kitaptan 1 Alıntı

Gılgamış 
 26 Tem 12:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ahırlar.Soğuktan kaçanların en iyi sığınağı.Kimilerin yatak odası.Bok,sidik içinde düşe kalka oynayan çocukların oyun alanı."Faki"lerin "metin" ezberleme ve okuma yeri.Sevgililerin buluşma,sevişme yeri.Ve evlenenlerin düğün salonu.

Kulleteyn, Turan DursunKulleteyn, Turan Dursun