Bastiani kalesi… varoluşçuluk…yalnızlık…bilinçaltı…
Tatar çölü kitabı hayal ile hayal kırıklığı arasında bir roman. İnsana ister istemez hayallerinin hayatın neresinde olduğunu ,hayatınızın bu hayali beklemekle mi geçtiğini ya da hayallerinizin hayal kırıklığına dönüşme ihtimalini sorgulatıyor.
Tatar çölü kendi amaçları peşinde koşan insanın gerçekte ne tür yalnızlıklarla , kaygılarla karşılaşabileceğini farkındalığını ortaya koyuyor. İnsanoğlunun bu amaçlar peşinde koşarken kaldığı ikilimleri güzel bir şeklide dile getiriyor...
Issız ürpertici bestiani kalesi,ana kahramanımız teğmen drago başlangıçta kaçmak istediği durmak istemediği kalede ilerleyen günlerde terkemediyecek kadar alışmaya buradaki yaşanmışlığın bir parçası olarak kensini görür.Kalede bir düşman kollamak bu düşmanı alt ederek kahraman olmak ve benliğini anlamlandırmak isteyen teğmen zaman içinde kim olduğunu unutacak duruma gelir.
Tatar çölü teğmenin istediği düşmanı hem gizleyecek hem de bizzat düşman kendisi olacaktır..