·1008 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ağustos 2019 01:18 Aslında kitabı bitirdikten hemen sonra hislerim ve heyecanım taptazeyken yazmam gerekirdi bu incelemeyi ama telefondan yazmak istemediğim için birkaç gün beklemek durumunda kaldım. Neyse ki bu kitabın etkisi öyle bir iki günde silinen türden değil. Kitap bize karakterlerin içine tamamen girme olanağını tanıdığı için okuyanı hemen bağlıyor bence. Dostoyevski her zamanki ustalığını kullanarak karakterlerin iç
dünyasını öyle bir anlatıyor ki Mitya'yla beraber acı çekiyor, İvan'la birlikte pişmanlık duyuyor, Alyoşa'nın içtenliğini iliğinize kadar hissederek ona sımsıkı sarılıyorsunuz. Kitabın ilk yarısı Alyoşa üzerinden ve daha felsefe ve düşünce ağırlıklı ilerlerken; ikinci yarısı bir polisiye dizisi tadında, bir sonraki sayfaya geçmek için sabredemez hale sokuyor insanı. Fakat bu hızda da karakterleri en ince noktasına kadar tahlil etmekten vazgeçmiyor elbette Dostoyevski. Açıkçası kitabı okurken karşılaştırması veya benzetmesi münasip olur mu bilmem ama bana Breaking Bad'i anımsattı bir nebze. Karakterlerin içinin seyirci/okuyucuya bu kadar derinden hissettirmesi bakımından. Şahsen ilk yarısını daha çok beğendiğimi söyleyebilirim ama tamamen insanların zevklerine bağlı. Ben okurken beni düşündüren şeylerden daha çok zevk aldığım için beni daha çok çekti. Bu kesinlikle ikinci yarısını beğenmediğimden ya da sığ bulduğumdan değil hatta ikinci yarıda Mitya'nın içindeki o savaşı öyle iyi yansıtıyor ki gözümün önünde bütün o sahneleri getirip acaba filmi olsa nasıl canlandırırlardı diye düşünmekten alamadım kendimi. Bir filmi varmış aslında ama şimdi de kitabın zihnimdekini halini bozar diye izlemeye cesaret edemedim açıkçası. Eğer izleyen varsa hakkında ne düşündüğünü yazarsa sevinirim :) Sonu çok belirsiz ve normalde bu beni çok rahatsız ederdi ancak bu hikayenin yolculuğu o kadar güzeldi ki sonuyla pek de ilgilenmedim açıkçası. Kitap bin küsür sayfa olmasına rağmen sonlarına doğru hem kendimi okumaktan alamadım hem de bitmesine üzüldüm. Hayatın içindeki her şeyi ele alıyor ve kimini eleştirirken kimini de yüceltiyor. Okuduğum en iyi romanlardan biriydi ve daha iyisini okuyacağımdan da şüphe duyarım. Okuyun, pişman olmayacaksınız.