·556 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Eylül 2019 01:09 İlk elli sayfasından sonra elimden bırakamadan soluksuz okuduğum bir Emile Zola eseri. Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Dostoyevski eserlerinden sonra beni en fazla hikayesinin içine çeken kitap oldu. Kömür madeninde çalışan işçilerin yaşadığı zorlukları az çok tahmin edebiliyoruz ama sanırım derinlemesine hissetmek sadece bu kitabı okumakla mümkün oluyor. Maden işçilerinin yaşadığı ezilmelerin, çektikleri sefaletin, ölümün bir nefes gibi yakınlarında kol gezmesinin 1885 yılından günümüze kadar kaderleri olarak kabul ettiren düzenin hiç değişmediği de bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze okurken... Açlığın en hümanist insanı bile azılı bir katile dönüştürebileceğini nefesiniz daralarak okuyacaksınız. Çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Tavsiyemdir bu nadide eser...