Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 27 Ağustos 2019 23:12 Sabahattin Ali'nin okuduğum üçüncü kitabı. Kürk Mantolu Madonna'yı okuyunca Sebahattin Ali'ye ne kadar geç kaldığımı görüp, ardından hemen Kuyucaklı Yusuf'u okuyup ağlamıştım. Tabi bu kitap hep zihnimin bir köşesinde sürekli okumam için beni bekliyordu. Sabahattin Ali bu romanında içimizdeki tembellik, acziyet, kararsızlık, iradesizlik üzerinde durmuş ve bunu İçimizde olan bir şeytan olarak nitelendirmiş. Bir insanın kendisine ve sevdiğine geç kalmasını ve bunun sevdiğine, hayatına nasıl yansıdığını çok güzel bir üslupla anlatmış. Beni en çok etkileyen kısım, kitabın başında ve sonunda bulunan Bedri karakteriydi. Ama okurken Ömer karakterini de çok seveceksiniz hatta çok kızacaksınız, çok üzüleceksiniz. Ve bu iki karakterin Macide karakterinin hayatında nasıl kesiştiğini... En çok Macide için üzüldüm ama iradesizlik ve kararsızlık gibi duyguların pençesinden kurtulamayan Ömer beni tam anlamıyla sarstı desem yalan olmaz. Bu incelemeyi kitabı okuyup bitirdikten sonra yazmamın sebebi bir müddet kitabı muhayyilemde sinmesini beklemekti..
Spoiler vermeden nasıl inceleme yazısı yazılır bilemediğim için kısa bir yazı ile sonlandırmayı tercih ettim. İyi okumalar! :)