Romanda güçlü ve akilli olanın her yaptiğinin meşru görünmesi eleştirilir.
Romantizmle realizmin bir kavgası olarak da okunabilir.
Hayattan ve her şeyden sıkılmış, hayatın anlami üzerine derin düşüncelerle boğuşan Ömer'in, vapurda gördüğü Macide'ye âşık olmasının ve evlenmesinin hikâyesidir.
Uzun konuşmalar ve romantik tavirlarla Macide'yi kendine bağlayan Omer, parasızliğın ve etrafindaki arkadaşların hayatina aldanarak sık sık içindeki şeytana uğramaya başlar ve dönüşüm geçirir.
Ömer'in hayatı tutkulu bir aşktan tutuklu olarak kaldiğı hapishane yaşamina evrilir ve çok sevdiğini düşündüğü Macide'yle başladiği doludizgin aşk, çalkantilı bir denize dönüşür. Roman, tüm bunlarin ekseninde edebiyata, topluma ve yaşama dair eleştiriler sunar.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim bence yazarın Kuyucaklı Yusuf'dan sonraki en iyi kitabı.
Diğer yerli yazarlar gibi gereksiz edebiyat gereksiz laf uzatmalara girmediği için çok akıcı bi anlatımı var.
İyi okumalar...