·415 syf.····Okunma: 21 Eylül 2019 08:39 Bir medeniyeti sembolize eden eserleri inşa eden (Müslüman) eller farklı bir medeniyetin hizmetine girmişti artık. Tarihin yakıcı çelişkisi olarak Endülüs ışığını kaybederken, ufukta onu hatırlatan eserler yükseliyordu. (Akif Emre)
Bazen hayıflanıyorum kendime. Çoğu şeye geç kaldığım için. İşte bunlardan biri de Endülüs. 2 yıl önce tanıdığım 9 asırlık bir müslüman devleti ve içinde yaşanan görkemli hayat. Akabinde de çöküşü. Adını dahi sadece lisede bir kaç kez duyduğum ama haberdar olmadığım bir devlet. Ama müslüman bir devlet. Kitap başlı başına akıcı bir şekilde ilerledi yeri geldi yahu nasıl olur dedirtti, üzdü, tebessüm ettirdi. Çoğu yerin altını çizer gibi kalbe de nakşeyledi. Çoğu yer gibi şu yer aklımdan çıkmaz oldu kaç gündür.
Mustariblerde ki araplasma, Arap kültürüne alışıklık, cami ve mescit inşaları İslam dininin onlarda da hızla yayıldığını gösteriyor. Şimdi günümüzde onların bize kendi adetlerini empoze etmeye çalıştıkları gibi. Nasıl ki Endülüs'teki zimmiler çocuklarına Doğuya ait isimler koydular. Arap mutfağını benimsediler. Müslüman kıyafetleriyle donandılar. Dahası atalarının Latince eserleriyle değil de Arap şairlerinin eserlerini ezberlediler, benimsediler ve şimdi onların kıyafetleri, müzikleri, düşünceleri bizi hapsetmiş durumda. Onlar doğuyu örnek alırken biz batıya ayak uydurma halindeyiz.
Rabbim kendi kültürümüzden ayırmasın bizi.