·536 syf.····Okunma: 23 Eylül 2019 17:09 Evet, cok severek okuduğum Tekvin'i anımsatıyor, kabul ama Tekvin'de daha çok sanat tarihi ve Istanbul'un tarihi gizemleri içiçe geçmişken, Nihagdar din, tasavvuf ve Tanrı düşüncesi ile kafasi karmakarisik olan herkesin kendisini dinlediği, kendi içine dönüp, "bu hikayenin neresindeyim" dedigi çok etkileyici bir kitap olmuş. Bilim ile tasavufun iliskilendirilmesi ile, Hallac'ı Mansur'u belki de başka bir kaynak okumaya gerek kalmadan içimize kazimasiyla, araştırma başarısı yüksek bir roman.
Yazarı dizi oyuncusu olarak da, yazar olarak da tanımıyordum. Uslup, dialoglar, amatör dil vs gibi entelleştiriyel(!) yorumlara itibar etmeyin. Bence ikizlerini emzirirken ortaya çıkan bir düşünceden böyle bir eser cikarabildiyse bu kadın, bu Türk yazar, alkışı fazlasiyla haketmiştir.