Çok kısa, küçük bir kitap. Neredeyse 10 sayfa hikaye 20 sayfa da çevirmenin notu. Bu kadar anlaşılmaz bir yoruma gerek var mıydı bilemiyorum. Belki de ben anlamadim emin değilim. Boyutu da normal kitaplar kadar değil. Ben internet üzerinden almıştım adı ilgimi çektiği için bu yüzden benim yolumdan gidenlere bir ön bilgi olsun istedim.
İçeriğe gelirsek sanirsam yazar kendi hayatında yaşadığı bir anıyı aktarmış o kadar kısa bi hikaye ki yarin tekrar okuyacagim. Naziler zamaninda ölümden nasıl döndüğünü ve sonrasini çok kısa anlatıyor. Aşırı kısa. Ne oldu demeden bitti.
Gelelim asıl konuya ölümün oldugu yerde yaşam bitmez mi? Ölüm anımızı yazabilir miyiz? Varlık ve yokluk karşı karşıya ama bence yokluk varlığı yutar ve ne anı ne yazi ne düşünce kalir geriye. Yazarın ne demek istediğini gercekten anlamak isterdim ama ne yazik ki anlamadım. Anlayacagina guvenenler okusun diyorum. İyi geceler