·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ekim 2019 19:19 Herkese merhaba
Yeni bir inceleme yazısı ile karşınızdayım,
30 dakika önce bitirdiğim Ray Bradbury tarafından yazılan “Mars Yıllıkları” kitabından bahsedeceğim.
Adından da anlayacağınız üzere bildiğimiz günlük hayat çatışmalarından bahseden bir kitap değil.
İnsanların gerçek yüzünü ve yaşamak içim bir şans daha verildiğinde bile eski hatalarını üzerine daha kötü hatalar ekleyerek devam ettirdiğini anlatan ve değişik bir bakış açısı kazandıran bir kitap benim tarafımca.
Bir insanın ömrü güneşin gözünden 8 saniye iken insanların bir şeyleri delicesine ve sonu yokmuşcasına yönetme-değiştirme isteği beni hayretlere düşürüyor ve korkutuyor açıkcası. Bu kitaptan anladıklarım insanların nereye giderlerse gitsinler oranın refahını bozacağını ve güzelleştirmek yerine mahvedeceğine dair bir aydınlanmadır. Herkesin anladığı kendine tabii ki fakat bu kitap hakkında söyleyeceğim öznel birçok düşünce var kafamda.
Aslında mars sadece bir simge, marsı çok merak ettiğimizden gitmiyoruz, dünyada yaptığımız aşırı zararlı ve karamsar olayların sonucu tabi ki bu kargaşayı yapanın başına döneceği için dünyada yaptığımız pisliklerden kaçarak marsa geldiğimiz ve marsta bunların yaşanmayacağını düşündüğümüz. Aslında konu yeni gezegen keşfetmek değil konu yine kendi bencilliğimizin sonucundan kaçarak yeni ve masum bir alanı yine kendi bencilliğimizle kirletmek. Dünyada verdiğimiz kayıpları unutmak için marsa gittik ama bu kayıpların asıl suçlusu bizdik. Suçlu biz oldukça gittiğimiz farklı alanlar bir şeyi değiştirmeyecek, gittiğimiz ortamı da kirletecek.
Bu kitap hakkında her insan bambaşka bir şey söyleyebilir diye düşünüyorum.
Bu kitaptan anladıklarımız insandan insana büyük farklarla değişir diye düşünüyorum.
Okuduğum bu ufuk açıcı kitaptan benim kendime aldıklarım bunlar sizin de okumanızı önerir ve fikirlerinizi dile getirmenizi isterim. Her bakış açısına ihtiyacımız var
Okuyun, Okutturun