bir intiharın çevresinde birleşen hayatlar. kitabın ana karakteri Başak, zor yutkunabilir iç dünyasını bize aktardıktan sonra usulca kendini uykunun kardeşinin kollarına bırakıyor, sonsuz uykuya, ölüme. Başak'ın ölümünden sonra hikayenin öncesi ve sonrasını farklı karakterlerden kesik kesik dinliyoruz. satır aralarına gizlenmiş ufak intihar notları, duygularımızın bir ucundan diğer ucuna ışık hızında geçiş yapmamıza sebep olan olaylar ve dahası..
ölümün çevresinde farklı hayatlar, çürümenin türlü halleri. içime dokunan çok yer oldu kitapta. okumanızı tavsiye ederim. kitabın bana göre tek eksi yönü anlatımının karmaşık olması. hikaye bölümlere ayrılmış, her bölümde Başak'ın ve Başak'ın çevresindeki karakterlerin hikayeleri anlatılıyor; fakat pür dikkat okununca bile karıştırılabiliyor. ara sıra hangi bölüm hangi karakterindi diye kendime sormadan edemiyordum. anlamak için hangi bölüm kime aitse, o sayfaya ait olduğu kişinin adını yazıp bir sınıflandırma yapabilirsiniz, sınıflandırdıktan sonra düzenli bir şekilde okuyabilirsiniz.
"Barış Bıçakçı hikayeyi sade anlatıyor", "kitap oldukça basit görünüyor", "olay zaten belli: intihar.", "ne kadar farklı anlatabilir ki?" sorularıyla ve biraz da önyargıyla başladığım kitabı bitirince Başak'ın ölümünden benim de sorumlu olduğumu fark ettim. çünkü anlamamıştım Başak'ı. satır aralarına gizlediği intiharı görememiştim, önüne geçememiştim. hoşça kal Başak!