Puan vermedi·320 syf.····Okunma: 25 Ekim 2019 00:11 Kitabın ismini ilk okuduğumda Eichmann'ın Kudüs mahkemesinde kendini savunurken işlediği suçları normalleştirdiği gibi bir algı oluşmuştu bende. Kitabın siyasetten ziyade insan psikolojisi ile ilgili bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Yanılmışım :) Kitapta Eichmann'ın yahudi soykırımına "çok ta fazla karar verici bir yetkisi olmayan" görevi sebebiyle "yardım ve yataklık" ettiği ama insan ölümlerinin emrini kendisinin vermediği üzerinde ısrarla durulmuş. Ayrıca Israil'in Eichmann'ı kaçırarak Kudüs'e getirmesi ve Kudüs mahkemesinin davayı ele alış şekli eleştirilmiş. Kitabın sonlarına doğru kimin kime karşı kötülüğünün sıradan olduğu konusu biraz karıştı. Çünkü yazar Kudüs mahkemesinin Eichmann'ı hiçbir zaman yetki sahibi olmadığı konularda sorumluluk sahibiymiş gibi kabul ederek ve insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında uluslararası bir mahkemede yargılanması gereken suçları yahudi toplumuna karşı işlenmiş suç olarak değerlendirip pek te adaletli sayılmayacak sekilde yargılandığını iddia etmiş. Yani yazara göre Eichmann'a verilen idam kararı da haksızmış. Bu kafa karışıklığı bende yazarın kim olduğunu araştırma ihtiyacını ortaya çıkardı. Farkettim ki yazar bir Alman mış:) Ayrıca Eichmann yargılanırken Almanya'nın Eichmann ı kendi ülkesinde yargılama talebiyle Israilden istemesi gerekmez miydi? Neden Almanya bu adamın arkasını aramamış onu da anlayamadım.
Sonuç olarak yazarın davanın ele alınış şekli konusunda haklı olduğu noktalar muhakkak ki vardır ancak yine de yazarın konuyu ele alış şeklini pek objektif bulmadım..