·266 syf.····Okunma: 26 Ekim 2019 15:40 Kitabı okuyanların aklına gelen sorulardan ilkidir: Bu kitap ütopya mı yoksa distopya mı?
Ne kadar inceleme videosu izlediysem herkesin kafasında aynı soru işareti kalmış. Orwell’ın 1984’ündeki dünyadan daha yumuşak bir ideoloji benimseyen totaliter rejim, halkı yönetmenin en mantıklı yöntemini bulmuş: Sürekli mutlu insanlar. Neticede insan mutsuz değilse neden değiştirmek istesin ki var olan rejimi? Peki nasıl olur da bu kitap distopya olur?
Öyle bir ortam ki insanlar kuluçka merkezlerinde dünyaya getiriliyor, belirli bir gruplara ayrılmış; herkes yapacağı işe, toplumdaki belirlenmiş statüsüne göre “üretiliyor”. Doğduktan sonra şartlandırma merkezlerinde iktidarın istekleri doğrultusunda öğretiler, değerler insanlara çeşitli bilimsel yöntemlerle empoze ediliyor. Ters giden bir şeyler olduğunda “Soma” hapından bir tane içiyorsunuz ve dünyanın en mutlu insanı oluyorsunuz. Böyle bir dünyada yaşamak ister miydim bilmiyorum. Sonuçta mutsuzluğu bilmeden mutluluğun pek bir anlam ifade edeceğini zannetmiyorum.
Kitabın fikri, anlatmak istediği aslında çok mühim ve güzel ama işleyiş beni pek çekmedi. Bir yerden sonra koptuğumu hissettim ancak anlatmak istediğinin ne olduğunu anladım. Okunmalı,okutulmalı.