·632 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Kasım 2019 08:08 Sonunda bitti:) Karakterin uyuşukluğu bana da geçmiş olsa gerek kitap akıcı olmasına rağmen tahmin ettiğim sürede bitiremedim.
Kendisiyle bir savaşa girmiş ve bu savaşta çok erken kendisi kaybetmiş bir adamı okudum. Halbuki yenebilecek güce, kültüre yani bu potansiyele sahipti. olmadı çünkü hastaydı, hastalığın adı Oblomovluk'tu , hastalığın başladığı yer Oblomovka'ydı. Bu hastalık bu kanı taşıyanlarda mevcut olsa gerekki Ştolts'a bulaşmamış.
Oblomovka diye tabir ettiği zamanın Rusya'sında doğuştan soyluların yetiştiği, çocukların masallarla büyütüldüğü, gerçekle masalın ayırt edilemediği bir yer.
Gerçek okunan kitaplarda, alınan eğitimle farkedilse de ulaşmak zor onlar için, çünkü doğuştan hastalandılar.
Aşkın kıpırdattığı bu adam, alevin sönmesiyle tekrar uyudu. Kendince haklıydı bence hayat nasıl masalla yer değiştiremediyse, adamın uyuması da normaldi. Çünkü o masallarla uyanabilirdi yalnızca.
Kitabın bir yerinde " Ştolts Oblomov'a karşı isyandı" diyordu. Bu kadar zıt iki karakterin birbirini bu kadar sevmiş olmasını, diğer taraftan aşkı içinde sönen kadın Olga'ın Oblomov'u unutamayıp O'nu hâlâ unutamayıp sevmiş olması Oblomov'un tüm uyuşukluğuna rağmen tertemiz bir kalbe sahip olmasıydı. Bu da beni çok etkiledi. Hiçbir zıtlık sevginin o güzel gücüne engel değildi. Bu çok güzel bir şey. Duyguların güzelliği... dostluk, aşk ....
Kitap bir başyapıt. Söylenecek çok söz var üzerine. Eseri çok beğendim. Bu eseri "Tutunamayanlar" ı okurken Selim Işık'tan duymuştum. "Herkes Oblomov okumalı" diyordu Selim Işık katılıyorum:)
Herkese iyi okumalar:)