Beğenerek okuduğum, yeri geldiğinde üzüldüğüm (hayatımın bazı dönemlerinin boşa geçtiğini hatta bazı şeyler için artık geç kaldığımı düşündüğüm için) bazı kısımlarında ümitlendiğim (hala keşfedilmeyi bekleyen dünyadaki birçok mekan, insan, kitap ve alışkanlık vb. şeyler için) ve de bazı ülke gerçeklerini yüzüme sertçe vurduğunu hissettiğim, başucu niteliğinde, yıllarca sonra bazı sayfalarının karıştırılması gereken bir kitap.
Lakin; herkes İlber Hoca ile aynı imkânlara sahip bir insan olarak doğmuyor. Herkes aynı egitimi alamıyor. Herkes aynı entellektüellik seviyesine sahip bir ortamda büyümüyor. Dolayısıyla bazı şeylerin çalışıp çabalama, bazı şeylerin de kader olduğunu hatırlamamız gerektiği düşüncesindeyim...