Giriş Yap
496 syf.
·
25 günde
·
2/10 puan
Hiçbir şey üzerine her şey... Bu tip kitaplar giderek çoğalıyor ve ben bu tarz eserleri hiç sevmiyorum. Daron Acemoğlu'nun tüm kariyeri ve bilgisine saygımla, ayrı bir yere koyuyorum. Lakin, anlatılmak istenen şey 20 bilemedin 30 sayfa. Hadi biraz daha zorlasan, örneklerle birlikte 50 sayfa... Aynı şey uzun uzun, farklı farklı, gereksiz örneklerle 400 küsur sayfa anlatan bir kitap var elimizde. Ben bu kitabı Emin Çapa başta olmak üzere çeşitli ekonomi kanallarında değerli hocalar sıklıkla tavsiye ettiği için aldım. Ama bu kitaba kısa kısa dünya tarihi gibi bir isim verselerdi daha iyi olurdu! Zira, bütün Afrika kabilelerinden , Güney Amerika ülkelerine, Rusya'dan Kanada'ya kadar her ülkenin tarihi (gereksiz ayrıntılarla) kitapta anlatılıyor. Ana konu bu kalabalık içinde erimiş gitmiş. Ekonomi alanına giren ve bir görüş savunan 3 temel kavram var: kapsayıcı kurumlar, verimli döngü, yapıcı yıkım. Ama bu kavramları açıklamak için bahsi geçen ülkeler ve farklı örnekler gereksiz yere sayfalarca anlatılıyor. Dahası nedense bazı yayın evleri çok basit bir kelimeyi bile orjinal dilinde ve italik yazmayı bir şey sanıyor. Sayfalar dolusu "conquistador" var. İspanyol fatihler yazınca ne oluyor, ne değişiyor anlamıyorum. Metin bununla ilgili olur, akademik bir tez olur, sende bu kelimeyi çevirmezsin anlarım. Hemen her bölümde aynı şey yapılmış. Sanki çok entelektüel bir kelime bulmuş yada literatüre kazandırmış gibi bir kelime seçip onu öylece bırakıyorlar... Gerçi bu durum bu kitaba özgü değil, son zamanlarda çevirmenlik ve editörlük işleri hızla kalite kaybetmeye başladı. Bu gibi sonuçlar doğuyor... Bu kitap belki orta son - lise çağında bir çocuğa temel ekonomi ve dünya tarihi ile ilgili bilgisi artsın diye okutulabilir (okutulmalıdır) ama o kadar... Tekrar belirtmek isterim. Daron Acemoğlu'nun iktisat üzerine aldığı eğitimi ve kariyerini bu eleştiride ayrı bir yere koymak isterim. Zira sadece onun yazdığı ve yazdığı gibi kalan ekonomi eksenli bir eser daha iyi olurdu.
·
Sırala
Üç yıldır bu platformu kullanıyorum, ilk defa bir kitap incelemesine bu kadar tilt oldum. O yüzden yorum yapmadan geçmek istemedim. Bu kitap için, “anlatılmak istenen istenen şeyler için 20 sayfa yeterlidir” demişsin. Ona bakarsan 20 sayfa da anlatılacak şeyleri de maddeler halinde yazılırsa “1” sayfa bile yeterli olur, o zaman da bu kitabı yazmanın anlamı yok (senin mantığına göre). Senin mantığından ziyade, fark şuki; bu kitap araştırma kitabıdır. Bu kitap türünün en iyi araştırma kitabıdır. Hatta “zenginlik ve yoksulluk” türünde ansiklopedik tarzda bir kitaptır denilse abartıya bile kaçmaz. O yüzden ulusların, devletlerin, sömürgeciliğin tarihinin kökenine inip; farklı bir çok uygarlıktan ve ülkelerden bahsedip, bunları detaylıca karşılaştırmalar yardımıyla, uzun uzadıya bir çok örneklerle desteklemesinin sonucudur. Kitap, adı üstünde “Ulusların Düşüşü”. Kitabın konusu ve türü belliyken, sen farklı bir beklenti içersinde bu kitabı okuyup; “araştırma kitabı” olduğunu göz ardı edip, buna göre eleştiri yapmak yerine kendi beklentine göre yorum yapıp, kitabı yerden yere vurman fazla absürt olmuş. Ayrıca kendini de bir sorgulaman lazımdı, “Emin Çapa başta olmak üzerine takip ettiğim ekonomistler bu kitabı sıklıkla tavsiye ediyorken ben bu kitaptan nasıl böyle bir sonuç çıkardım”, diye. Ne okuduğunun farkında bile olmadan sırf okumak için okumuşsun. Bide yayın evlerine laf söylemişsin, bazı kelimeleri orijinal dilde yazdığı için. Ek bilgi olsun diye söylüyorum: orijinal dildeki bir çok kelimenin/terimlerin türkçe karşılığı yoktur. “conquistador” kelimesinin tam karşılığı “fatih” demek değildir. Bu yüzden bırak yayın evlerini, üniversitede ders veren hocalar bile tam karşılığı olmayan kelimeleri orijinal dilleriyle kullanıyorlar. Ne demek istediğimi anlamak için iktisatçı bir arkadaşına sor, derslerinde ne kadar çok yabancı terim kullandıklarını bir de ondan duyarsın, sonra da bunun “entellektüellik” için yapmadıklarını anlarsın.
Bu benim incelemem ve benim puanım. Yorumuna gelince benim eğitim seviyemi bilmiyorsun. O yüzden benim ele alış biçimim adı üstünde benim ele alış biçimim. Kitabın ana konusu ile anlatılan bana göre farklı 20 sayfa ve 480 sayfa olarak. Kitabın tavsiye edilişi de kapağından bağımsız olarak cok daha farklı. Ben Emin Çapa gibi kanallarda dedim. Dikkat et. Bu kitap Davut oğlu başbakan iken tavsiye edilmiş ve bazı üniversitelerde ders kitabı olarak da önerilmiş bir kitap. Buna kıyasla ekonomik tabanı oldukça zayıf (bana göre). Yukarda yazdım yine yazıyorum kitap kapağındaki gibi birşeylerin kökenini de açıklamanın ötesinde bir genelleme yapıyor. Yine de pek çok okul ve kuruluşta dediğin gibi yabancı kelimeler karşılıksız olarak var. Ama bu kelime ekonomi kitabıyla ve ekonomiyle doğrudan ilgili bir kelime değil. Özel bir kelimeyse her sayfada büyük yazilmaliydi yani yine hatalı kullanım ve kitabın bir çok yerinde baya baya fatih anlamında kullanılıyor. Yine de görüş görüştür. Ben okudum bunu anladım, bunu düşündüm. Yarın okuyan baskasi da varsa kalksın yazsın... Yeter ki okusunlar.
Benzer bir yorum yapmayı düşünüyordum, sizin yorumunuzu gördüm. Aynı fikirdeyim! 20 sayfada anlatılacak şeyler, 400 sayfalık kitap halinde okuyucuya sunulmuş. Çok fazla gereksiz ayrıntı ve bilgi var. Yazarların Dar Koridor kitabını da almıştım, ama başlamak için araya baya bir mesafe koyacağım anlaşılan.
Haklısın.Ben de bırakmak zorunda kaldım.Gercekten eleştirinde sonuna kadar haklısın.
Kitabı yerden yere vurmuşsun.