·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Kasım 2019 19:34 Hayat her zaman bize adil davranır mı ? Gerçekler ortaya çıkmak için kaç gün kaç saat bekler ? Aşk her zaman tek taraflı mıdır ? Tarih tekrar tekrar aynı olayları mı yaşar ?
Bir ev düşününki siz duşa girdiğinizde sizin sevdiğiniz suyun sıcaklığına kadar ayarlasın.İşte o kadar teknolojik bir ev ve bu evde farklı zamanlarda yaşamış olan iki kadının trajik ve duygusal öyküsünü anlatıyor kitap bizlere.
Başından geçen korkunç bir olay sonrası insanlara güvenini kaybetmiş olan Emma ve hayatın hiçbir zaman yüzünü güldürmediği,büyük kayıplar yaşayan Jane.
Bu iki kadının ortak noktası da yeni başlangıçlar yapmak için fiyatı oldukça uygun ancak uyulması gereken kurallar bütünü bir hayli fazla olan bu teknolojik eve farklı zamanlarda taşınmaları,bu evin sahibi oldukça obsesif olan Edwardla başlarından geçen olaylar bütünü.
Kitap hakkındaki düşüncelerime geçecek olursak eğer sınavlarım ve yoğun bir dönemden geçmiyor olsaydım bu kitabı bir günde bitirebilirdim.Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken detaysa iki karakterin ağzından anlatılması ancak farklı bir şekilde anlatması.Sanki iki kadın aynı zamanda aynı yerdelermiş gibi.Bir sayfa önce Emma da okuduğumuz bölümün sonunu bir sayfa sonra Janele yaşıyormuşuz gibi.Bu geçişler beni yormadı aksine oldukça memnun etti,o kadar küçük ve hafif dozlarda bir geçiş etkisi yaratıyordu ki hayran kaldım.
Kitabın akıcılığına hayran kaldım,bir bölüm sonu öyle harika bir şekilde bitirilemez diye düşünüyorum.Elleriniz ve gözleriniz direk acaba sonra ne oldu düşüncesi ile sayfaları istemsizce çevirmeye ve okumaya başlıyorsunuz.Her sayfada ayrı bir gizemin ortaya çıkması,aklımızda tonla sorular olması ve cevapların yavaş yavaş ortaya çıkması muhteşemdi.Gordion düğümü her sayfada biraz biraz çözülüyordu sanki.
Kitaptaki atmosfer ise oldukça iyiydi,Emma ile Jane arasında 3 yıl kadar uzun bir zaman çizgisi olmasına rağmen hayalinizde her şey o kadar net canlanıyordu ki hiçbir zorluk yaşamıyordunuz.
Kitaptaki karakterlere bakacak olursak Emma’nın güvensizliğini,Jane’in kayıpları yüzünden yaşadığı depresyonu ve Edward’ın ileri derece kontrol tutkusunu iliklerimize kadar işliyor ve onları hayatımızın bir parçası yapıyordu.Bu kitaptaki karakterler televizyonda görmüş olduğunuz gösterişli yaşamlar yaşayan o ünlü insanlar değiller.Bu karakterler sizin her gün gördüğünüz yanınızda bulunduğunuz yada her gün gördüğünüz ancak konuşmadığımız o kişiler.Belki de sizsiniz.Karakterlerin yerine istemsizce kendinizi koyuyorsunuz zaten.
Kitaptaki tek kötü nokta benim için sadece 447 sayfa olmasıydı.Bu kitaplar neden bu kadar kendine bağlayıp neden çabucak bitiyor hiçbir zaman anlayamayacağım sanırım.
Eğer psikolojik gerilim romanlarına ilginiz varsa mutlaka okuyun.Bu kitabı okumadan psikolojik gerilim okuyorum demeyin bunu tüm samimiyetimle söylüyorum.Okuyun. :)