Gönderi

9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2019 148. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2019 12:58
Merhaba arkadaşlar. Uzun zaman sonra aradığım bu güzel esere kavuşmanın sevinci ve mutluluğu içindeyim. Bilhassa tarih bölümü okuyan kardeşlerimizin ikinci sınıfla beraber dersi de gördüğü Rusya için çok güzel, belgelere dayalı bir kaynak olduğunu ve isteyen herkesle de bu kaynağı paylaşabileceğimi belirtmek istiyorum. Kitabımız nelerden bahsediyor, neler içeriyor? 600 sayfayı aşan bir kitap olduğu için hepsini anlatmam biraz zaman alır ancak belli başlı konuları belirterek oldukça kısa tutmaya da çalışacağım. Önceliği her zaman olduğu gibi içeriğe vermek istiyorum. eksiup.com/p/ut291539gie6 eksiup.com/p/65291540rohw eksiup.com/p/bn2915413527 Romanı yazan kişimiz (Arkadiy Vasiliev) romanı gerçek tarihsel olaylara dayandırıyor ve 100 yıl öncesine göre elinde bulundurabileceği tüm delilleri, tüm konuşmaları olduğu gibi anlatmaya çalışıyor. Romanda asıl konuşulan ‘kahraman’ demekte sakınca görmediğim, tabii karakter açısından, kişinin adı gizli tutuluyor yalnızca. Onun yerine farklı bir ad kullanılıyor. Geri kalan tüm isimler ise gerçek kişilerden oluşuyor. Sovyet tarihine ışık tutan iki farklı bölüm üzerinden anlatılıyor kitabımız. Romanı içinde yaşıyor gibi hissetmemizden ötürü de ‘Belgesel’ olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Bu kelime de böyle bir romanın üstünde 2 farklı anlama gelebiliyor haliyle. 1918-1925 yani Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Rus halkının yaşadığı durumu gözler önüne seriyor. Ayrıca bunu genişletirsek şunlar açığa çıkıyor: Lenin, Cerjinski, Sverdlov, Frunze gibi yöneticiler; Sol Eserler Partisi başkanı ve yöneticileri, karşı devrimcileri, Anarşistler tarafından Rusya üzerinden girişilen komploları ve herkesin merak ettiği ve en az bir kere duyduğunu (en azından Tarih ile ilişkili olanların) düşündüğüm ÇeKa ve yapısı ile işleyişini görüyoruz. (daha sonra ÇeKa hakkında konuşacağız) İkinci bölümde ise hiçbir tarih kitabında bulamayacağımız bir bilgi ile karşılaşıyoruz. Öncelikle bazı Rus generallerinin -özellikle de en ünlüsü General Vlasov- bile isteye Almanya eline kendini esir düşürmelerini ve Hitler’in hizmetine girmelerini ayrıca Berlin’de kurdukları Kurtuluş Komitesini okuyoruz. Romanın baş kahramanı burada devreye giriyor ve karargahlarına sokularak her şeyi görüp inceliyor. Fazladan bizlere de Gestapo’yu, Hitler, Himmler, Göring, Göbels, Rozenborg ve yanındakileri ayrıntılı olarak anlatıyor bize. Bu konu çok fazla ilgimi çektiğinden, şimdiden söylemek istiyorum. Hitler – Kavgam kitabını da eksiksiz tam metin olarak bulabilirsem, ki bulurum, okumayı düşünüyorum gene yakın zamanda. Gelelim merakla beklenen ve kapalı bir kutu olmaktan öteye gitmeyen ÇeKa sorununa. ÇeKa, Rusça söylenen (Türkçe çeviri kusuruna bakmayıverin) Çrezviçaynaya Komisiya sözününü baş harflerinden oluşur. Olağanüstü Komisyon anlamına gelir. 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi (bunu anlatmayacağım yoksa kitabı anlatmaya halim de kalmaz, yerim de) sonrasında bizzat Lenin’in önerisiyle kurulmuştur. Amacı bakıldığı zaman çok güzeldir: Rusya’yı ‘karşı’ devrimciler ve KARABORSACI komplolarından korumaktır. Çalışanlarına Çekist denilir. Devrim Şövalyesi diye anılan ve paragrafta Lenin’in yanına yazma önceliği verdiğim Cerjinski, bu komisyonun başkanıdır. Bunu neden anlattım böyle detaylıca diye düşünüyor olabilirsiniz, tabi bu satırlara kadar okumaya katlandıysanız, romanımızın yazarı gençliğinde Çekist olarak çalıştığı için anlattığı her konuyu adı gibi bilmekte, içeriği de buna göre detaylıca sunabilmektedir. Üstelik bu kitap 70’lerde öyle bir tutar ki, bizim ülkemizde o dönemde yüksek trajlı kitaplar 500-1000 arası basılıp satılırken; bu kitabın ilk baskısı tam 100.000 adet basılmıştır. Yazarın bundan 2 yıl sonra bir anda ölüvermesi de oldukça garip ama oralara da girmeyeceğim. Sanırım kitabı artık biraz olsun merak etmişsinizdir. Gerçekten çok beğendim. Özellikle bizim ülkemizde bu dönem yazılarının çoğunun kapitalizme hizmet ettiğini düşünürsek, ne kadar doğru olanlar varsa onlar da arada kaybolduğu için en azından biraz olsun ülke durumlarını ve savaş şartlarının getirdiği psikolojik durumu ilk elden inceleme fırsatımız olması adına umutluyum. Dediğim gibi TARİH okuyan ve okumayı düşünenler, VİZE konularınızın bir kısmı burada, kaçırmayın. Kendinize iyi bakın, esen kalın..
Saat Onüçte Sayın GeneralimArkady Vasilyev · Kaldıraç Yayınevi · 201147 okunma
·
163 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.