Antik çağda yazılmış olan “Devlet” kitabı sadece kendi dönemini için değil, çağını aşıp yüzyıllar sonrasına da ulaşmak istemiştir. Yazıldığı dönemde gerekli etkiyi göstermemiş ancak yüzyıllar sonra birçok filozof tarafından ana kaynak olarak değeri fark edilmiştir. Bunu fark edenlerden biri de Fransız düşünür Alain Badiou’dur. Kendisini Platon’un öğrencisi olarak tanımlamıştır. Altı yıl süren uzun çalışmalar sonunda kitabını yazmıştır. Kitabının ilk başlığı “Bu belirsiz kitabı nasıl yazdım?” bölümde hangi yollardan geçerek bu kitabı yazdığından bahsetmiştir. Yazma sebeplerine gelince, ona göre hayatımıza yön verebilmemiz için mutlak olana bir şekilde erişmemiz gerektiği inancına hayat veren kişi Platon’dur. Bunun içinde Platon’ un anlaşılamadığı ya da yanlış anlaşıldığı düşüncesidir. İnsanlık bilimsel olarak ne kadar ilerlerse ilerlesin toplumsal olarak hala aynı kavramları kullanır. Bazıları isim olarak değişse de aslında birbirleriyle iç içedir. Bunlar; doğruluk, para, yaşlılık, sanat, adalet, toplum, işbölümü, koruyucular, müzik, eğitim, ölüm, devlet, geometri, şiir, demokrasi, oligarşi, timokrasidir. Bu terimler ne kadar değişmeye uğrasallar da temel olarak aynıdırlar. Bunu günümüze uyarlanan Devlet kitabını da okuyunca ne kadar birbirlerine benzediklerini fark ediyoruz. Badiou, Devlet’i günümüze uyarlayarak biraz daha gerçekçi kılmıştır. Çağına uygun bir şekilde yazmıştır.