Platon'un Devleti

Alain Badiou
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
416
Basım Tarihi:
2015
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Orijinal Adı:
La République de Platon
ISBN:
9789753429849
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Vll. Kitap
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Platon (Eflatun)Platon (Eflatun) Kendime DüşüncelerKendime Düşünceler "Bütün zamanları ve bütün varlıkları değerlendirebilen yüksek bir akıl, insan yaşamına çok değer verir mi?" "Mümkün değil. " "Peki böyle birisi,ölümden korkar mı?" "Kesinlikle korkmaz."
İnsan
Platon'un DevletiAlain Badiou · Metis Yayıncılık · 201546 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2019 8. kitabı
Antik çağda yazılmış olan “Devlet” kitabı sadece kendi dönemini için değil, çağını aşıp yüzyıllar sonrasına da ulaşmak istemiştir. Yazıldığı dönemde gerekli etkiyi göstermemiş ancak yüzyıllar sonra birçok filozof tarafından ana kaynak olarak değeri fark edilmiştir. Bunu fark edenlerden biri de Fransız düşünür Alain Badiou’dur. Kendisini Platon’un öğrencisi olarak tanımlamıştır. Altı yıl süren uzun çalışmalar sonunda kitabını yazmıştır. Kitabının ilk başlığı “Bu belirsiz kitabı nasıl yazdım?” bölümde hangi yollardan geçerek bu kitabı yazdığından bahsetmiştir. Yazma sebeplerine gelince, ona göre hayatımıza yön verebilmemiz için mutlak olana bir şekilde erişmemiz gerektiği inancına hayat veren kişi Platon’dur. Bunun içinde Platon’ un anlaşılamadığı ya da yanlış anlaşıldığı düşüncesidir. İnsanlık bilimsel olarak ne kadar ilerlerse ilerlesin toplumsal olarak hala aynı kavramları kullanır. Bazıları isim olarak değişse de aslında birbirleriyle iç içedir. Bunlar; doğruluk, para, yaşlılık, sanat, adalet, toplum, işbölümü, koruyucular, müzik, eğitim, ölüm, devlet, geometri, şiir, demokrasi, oligarşi, timokrasidir. Bu terimler ne kadar değişmeye uğrasallar da temel olarak aynıdırlar. Bunu günümüze uyarlanan Devlet kitabını da okuyunca ne kadar birbirlerine benzediklerini fark ediyoruz. Badiou, Devlet’i günümüze uyarlayarak biraz daha gerçekçi kılmıştır. Çağına uygun bir şekilde yazmıştır.
Platon'un DevletiAlain Badiou · Metis Yayıncılık · 201546 okunma

Yazar Hakkında

Alain BadiouYazar · 36 kitap
Alain Badiou, (doğ. 17 Ocak 1937, Rabat, Fas) önde gelen Fransız sol kanat düşünür, Êcole Normale Supérieure ENS'nin eski Felsefe bölüm başkanı. Badiou aynı zamanda Sorbonne 'da kurs aldığı bir süre olan 1956 ile 1961 arasında öğrencisi olduğu ENS'de bir felsefeci olmak üzere resmi eğitim aldı. Matematiğe yönelik her zaman canlı ve sürekli bir ilgisi vardı. Çok genç yaşlarda siyasal alanda etkin oldu, SFIO Sosyalist Partinin bir uzantısı olan Birleşik Sosyalist Partinin(PSU) kurucularındandı. PSU özellikle Cezayir'in sömürge olmaktan kurtulması için etkin bir mücadele içindeydi. İlk romanı Almagestes'i 1964'te yazdı. 1967'de Louis Althusser tarafından oluşturulan ve Jacques Lacan 'ın etkisinde hızla büyüyen bir çalışma grubuna katıldı. Mayıs 1968'de öğrenci ayaklanmaları Badiou'nun aşırı sola geçmesine neden oldu ve UCFML gibi aşırı radikal komünist ve Maoist gruplara katıldı. 1969'da karşı-kültür düşüncesinin kalesi olan 8. Paris Üniversitesi fakültesine (Vincennes-Saint Denis), girdi. Burada, felsefe çalışmalarını Althusserci 'bilimsel' Marksizm programından sağlıksız sapmalar olarak gördüğü profesör Gilles Deleuze ve Jean-François Lyotard ile ateşli entelektüel tartışmalar yaptı. 1980'lerde hem Althusserci Marksizm hem de Lacan'cı psikanaliz bir düşüşe geçince (Lacan'ın ölümü ve Althusser'in akıl hastanesine yatırlması ile), Badiou, Théorie du sujet (1982) ve en büyük eseri, Being and Event (1988) gibi daha teknik ve soyut felsefe çalışmalarını yayınladı. Bununla birlikte, Badiou, son çalışmalarında da kullandığı, Althusser veya Lacan'ı ve Marksizm'e ve psikanalize dönük sempatik başvurularını, hiç bir zaman elden bırakmadı. ENS'deki şimdiki pozisyonunu 1999'da aldı. Aynı zamanda başka birçok kurumda da çalışmaktadır; College International de Philosophie (Uluslararası Felsefe Okulu) gibi. Kendisi şimdi, 1985'te Maoist UCFML'den bazı yoldaşlarıyla kurduğu "L'Organisation Politique"'in bir üyesidir. Badiou aynı zamanda bir tiyatro yazarı olarak Ahmed le Subtil gibi yazdığı oyunlarla büyük başarılar kazanmıştır. Son on yılda , artan sayıda eseri Deleuze, Manifesto for Philosophy (Felsefe için Manifesto), Metapolitics (Meta Politikalar), ve Being and Event gibi İngilizce'ye çevrilmiştir. İngilizce yayınlanan New Left Review ve Cabinet Magazine gibi dergilerde Badiou'dan kısa metinler yayınlanmaktadır. Badiou felsefesinde birçok düşüncenin tekrar kullanımını gerçekleştirir. Onun amaçlarından biri gerçeğin bu kategorilerinin her türlü felsefe eleştirisi için kullanışlı olduğunu göstermektir. Bu nedenle, bunları sanat ve tarih kadar ontoloji ve bilimsel keşifler için de kullanır. Badiou'ya göre, felsefe, felsefi gerçekleri üretmesi açısından kendisinin gerçek prosedürler olarak kabul ettiği dört durum (Sanat, Aşk, Politika ve Bilim) içinde yapılabilir. Badiou çalışmalarında sürekli olarak, kendisinin felsefik bir 'hastalık' olarak nitelendirdiği, bu diskurlardan her hangi birine kendi gerçeğini dayatmaktan felsefenin sakınması gerektiğini dile getirir. Badiou sıklıkla 'birleşme noktalarını' veya farklı diskurlar tarafından üretilen gerçekler arasındaki istisnai bağlantı sahalarını bulmaya çalışmıştır. Badiou'nun gerçeklik prosedür içeriğinin dış gerçekliğin inkarı imasını içermediği akılda tutulmalıdır. Badiou, Lacan'ı takip ederek, 'gerçeği', gerçeklik prosedürleri çerçevesinde etkide bulunacaklar üzerinde tekrar etkide bulunacak şekilde öğretilebilecek varolanın hacmini ancak sembolize edilemeyecek gerçekliği tasarlamak için kullanmaktadır. Böylece, bir gerçeklik prosedürüne gerçeğe ulaşmak için ihtiyaç duyulduğunda , 'gerçek' aynı zamanda onların gerçeği üretimi olasılığında bir dış sınır olarak iş görür. "the Handbook of Inaesthetics"(Estetik Dışının El Kitabı) kitabında Badiou, 'inestetik' ifadesini 'yansıma/nesne ilişkisi'ni inkar eden artistik yaratıcılık içeriğine gönderme yapmak için uydurmuştur. Mimesis düşüncesine veya 'tabiatın' şiirsel yansımasına karşı bir tepki göstermek adına, Badiou sanatın 'içkin' ve 'biricik' olduğunu iddia eder. Bir sanat eserindeki aracısızlıkta sunulan gerçeklik duygusuyla, içkin ve sanat ve sadece sanatta bulunan gerçeklik duygusuyla, biricik. Felsefe ve sanat arasındaki bağ hakkındaki görüşü, kendisinin işlevlerini 'bilginin biçimlerini onların içinde bazı gerçeğin bir delik açabilecek şekilde düzenlendiği' biçiminde iddia ettiği pedogoji motifine bağlıdır. Bu fikirlerini Samuel Beckett'in düz yazıları, Stephane Mallarme'in ve Fernando Pessoa'nun (bunlar O'na göre felsefenin şimdilik nüfuz edemediği eserler meydana getirdiklerini iddia ettiği sanatçılardır) şiirleri ve diğerlerinin eserlerinden oluşan örneklerle geliştirmektedir.