·408 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Kasım 2019 23:00 Sonunu bildiğim halde yine de boğazım düğüm düğüm olup, gözyaşlarımı tutamadığım bir kitap bitirdim. Duygu ve düşüncelerimi ifade edecek kelimeleri bir araya nasıl toplayacağımı bilemiyorum şu an.
Sabahattin Ali...
Türk Edebiyatı'nın önemli kalemlerinden Sabahattin Ali. Ve fikirleri bastırılmaya çalışılan, susturulan, kıymeti geç anlaşılan bir yazar. Muhalif oluşu, doğruları yazma ideali yüzünden eşine ve kızına hasret olarak katledilen düşünce adamı, aydın yazar.
Ve onun hayatını kaleme alan kişi de Osman Balcıgil.
Yazardan okuduğum bu 3. kitap. Normalde biyografi okumayı değil de otobiyografi okumayı daha çok seviyorum. Çünkü kişinin duygularını en iyi ve doğru şekilde kendisi yansıtır. Biyografi eserlerde, özellikle iç sesli olanlarda kurgusal okuyormuşum hissi peşimi bırakmıyor. Hep 'acaba öyle düşündüğünü yazar nasıl biliyor?' düşüncesi ile okuyorum. Bu da kendimi kitaba vermemi zorlaştırıyor. Ama bu sefer o noktayı bir kenara bırakıp okudum. Çünkü yazarlarımızın, aydınlarımızın; hayatları, çektikleri sıkıntılar bizlere bu kitaptaki kadar açık ve net yansıtılmıyor. Şimdi diyorum ki; "keşke kitaplarını okumadan önce, bir kaç sayfa ile değil de, böylesi bir kitapla Sabahattin Ali'yi tanımış olsaydım.
Çok sevdim, çok beğenerek, ilgi ve merakla okudum. İyi ki de okudum. Okuyunuz efendim, şiddetle tavsiyemdir.