Gönderi

1/10
·419 syf.··
2019 4. kitabı
Uzun zamandır kitabın ününü duymuştum ve okumak istedim. Ancak bu okuma heyecanla beklediğim bir okuma değil "bi bakalım" türünden bir okumaydı. Elif Şafak'ı ve bu kitabını en iyi betimleyen kelime ise "balon". Çok fazla şişirilmiş ancak içi boş bir kitap. Kitap hakkında az da olsa bilgisi olan bir insanın kitabı okumaya başladığında beklentisi elbette ki Mevlana ve Şems dostluğunun doyurucu bir anlatımı. Ancak yazar bunu anlatmaktan çok uzak. Ne dönemi günümüze aktarmayı becerebilmiş, ne de aşkı anlatmayı. Ezber ve alıntı cümlelerle yapmacıklığını katlarken çağımızdaki bambaşka bir olayla da paralellik kurma çabasıyla tam bir fiyaskoya imza atmış. Kitapta iki İslam büyüğü figürü olmasına rağmen İslami motifler yok denecek kadar az. Buna karşın tüm dinleri aynı kefeye koyma fikri ise ağırlıkta. Bir müslüman hele ki Mevlana gibi Şems gibi ulema sınıfından müslümanlar tebliği şiar edinmiş insanlardır. İslam, hoşgörü dini olmasına karşın aynı zamanda tebliğ merkezli bir dindir. Kitapta ise özellikle Şems -karakteri- sarhoşlara, fahişelere, zalimlere hoşgörüyle yaklaşmaktan öte onların İslam'a hilaf arzeden hareketlerinden rahatsızlık dahi duymuyor. Hele tebliğ kısmının esamesi bile görülmüyor. Şems'in Allah'la konuşması, gaybı bilmesi gibi zırvalar bir yana, yazar ehl-i sünnet mezheplerine bağlı Şems'in dilinden bir Mücessime itikadı olan "Allah insan suretindedir" iddiasını dillendirerek Şems'i yanlış tanıtmaya ve tarihle çelişmeye devam ediyor. Ve bir yerde öyle birşey yapıyor ki artık sabırları taşırıyor: Şems'e şarap içtiriyor. Evet hanfendinin kitabında Şems-i Tebrizi şarap içiyor. Göze çarpan bir başka husus ise birçok karakterin dilinden isyan nutuklarının atılması. Bu husus bir yerden sonra o kadar can sıkıcı olmaya başlıyor ki insan "Ya hu biriniz de halinize şükredin be kardeşim" demekten kendini alamıyor. Çağımızda geçen olaya gelince; takva, zühd ve Allah korkusundan nasibini almamış bir yapmacık sufi karakteri çıkıyor karşımıza. Öyle ki bu sufi, birinin huzur bulması için el açıp Rabbine dua edeceğine kalkıp çaput bağlıyor ve duası kabul oluyor. Yine bir sürü romantizm sözleri ve düpedüz "boş" bir gayri meşru ilişki de aşk olarak önümüze konuluyor. Kitabında tasavvufa, yaratılış hikmetlerine ve en önemlisi aşka zerrece yer vermeyen Elif Şafak, kitabının adını "Aşk" koymuş. Yersen. Yemeyin dostlar. Okumaya tenezzül dahi etmeyin. O güzelim vaktinizi bu saçmalığa ayırıp zamanınızı israf etmeyin. Vesselam...
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 201476,5bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.