soğuk,açlık ve hayatta kalma mücadelesini insanların değil, aynı koşulları onlarla paylaşan hayvanların açısından anlatıyor yazar.. Beyaz Diş, damarlarında hem kurt hem de köpek kanı taşıyan bir kurt kırmasıdır.. ininden çıkıp gerçek dünyayla yüzleşmeye başladığında, yaşamın onu sürükledikleri karşısında onunla birlikte yuvarlandım adeta.. insan-tanrı olarak gördüğü insanların hükmü altında yaşadıkları, vahşi doğanın ona sunduklarından daha da vahşiceydi.. kafes dövüşlerinden yediği dayaklara uzanan acımsızlıklar yine bir insan eliyle son buldu nedense.. Weedon Scott’ın onu alıp sevginin gücüyle sarmalamaya başlamasını Beyaz Diş ilk zamanlar yadırgasa da, sonradan bunun sonsuz bir bağlılığa dönüşmesine engel olamıyor.. ve kuzeyden güneye California’ya uzanan yolculuğun son dönemecinde, bir katille aile arasına set ören Beyaz Diş, minnet borcunu ödemekle kalmıyor, aile içinde de kutlu bir duruma yükseliyor.. hayatın hayvanlar için de nasıl değiştiğinin çok güzel bir örneğiydi bu kitap.. Beyaz Dişi’n asaleti kadar da kutsaldı bence..