Tarık Tufan'ın adını daha önce duymama rağmen ilk okuduğum kitabı Şanzelize Düğün Salonu oldu. Kitap baştan sona sürükleyici bir anlatıma sahip. Merak öğesi ve akıcılık iç içe. Kitapta "anne" kavramı çok etkileyici şekilde işlenmiş. Kahramanın annesini kaybettikten sonraki boşluğu hiçbir şekilde dolduramaması romanın baştan sona ana izleğini oluşturmuş. Eda'ya duyulan körü körüne bir aşkın fazlaca abartılarak işlendiğini düşünüyorum. Açıkçası baştan sona etkileyici bulduğum kitabın sonunu pek beğenemedim. Daha farklı bir son olabilirdi. Kitabın genel anlamda bende bıraktığı his manev iklimlere gitmişlik hissi.