Bilmeyen sırr-ı kazayı der-i paşaya düşer
Kısmete kâni olan dergeh-i Mevlâya düşer
Hak kefil oldu kulun rızkına halk eylemeden
Bunu fikretmeyen endişe-i ferdâya düşer
Kendü kendüye gelür kısmet olunca devlet
Vaktini gözlemeyen yok yere gavgaya düşer
Gam u tertib ü hışımla geçirür evkâtın
Her kimin kim hevesi mansıb-ı dünyâya düşer
Ey perî rûyını gösterme dil-i şeydâya
Seyreden hüsnünü Mecnûn gibi sahrâya düşer
Bahr-i eşk içre gönül zülfüne meyletse ne gâm
Sarılır mâra o bîçâre ki deryaya düşer
Ey Beliğ etmeyen her emrini Hakk’a tefviz
Hazer etsin ki ânın fırsatı a’dâya düşer.
🌷
Beliğ
1)Muhakkak, kaderin sırrını bilmeyenler, makam sahiplerinin kapılarında bir şeyler ararlar. Ancak, nasibini bilen, Allah’ın kısmetine bahş eylediği sırrı bilen, hiç şüphesiz onun dergâhından başka dergâha bel bağlamaz. 🌸
6)Gözyaşı denizi içinde gönül boğulmak üzereyken senin saçlarına sarılsa bunda ne var? O çaresiz kimse ki denize düştüğünde yılana sarılacaktır elbet!.. 🌵
4)Dünyanın makamına, mevkisine heves edenler hiç şüphesiz vaktini gamla, tuzakla, öfkeyle geçirir. Çünkü hayat bir oyundur ve bu oyun türlü entrikalarla doludur🍂