·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Kasım 2018 01:23 Yazarın akıcı üslubu ve kronolojik ayrıntılarıyla, mektuplar, alıntılar sayesinde bir çırpıda okunan, okuyucuya keyif veren, Enver Paşa’yı “Sen yine hayaller kur paşam, biz yine ölelim” diyerek hasretle yâd ederek bıraktırıyor. İçerik hakkında meraklanmanız ve eseri mutlaka edinmeniz dileğiyle; yakın tarihimizin en çok tartışılan ismi Enver Paşa... Onu kısaca tanımlamak gerekirse: Namusluydu, korkusuzdu, büyük bir yurtseverdi ve âşıktı, hem de deli gibi. Uçurumun kenarına gelmiş ülkesi için yaptığı şeyler çok eleştirildi, tartışıldı. Belki çevresindekileri dinleseydi yüz bine yakın askerin şehit olması engellenebilirdi... Dinlemedi, çünkü kendinden başkasına inanmıyordu.
Gönlünde tek aşk vardı, tek tutkusu, eşi Naciye Sultan... Ama ülke ve dünya öyle karanlık ve karmaşık bir durumdaydı ki bu aşkı doyasıya yaşayamadı, biraz mektuplarda, biraz gidip gelen mesajlarda...
Eserde anlatılar, Manastır’dan başlayıp Çegan Tepesi’nde Enver Paşa’nın şehadetiyle son buluyor. Dahası Paşa’nın bizlere vasiyeti, ardından söylenenler ve hisler…
Enver Paşa’nın şehadeti eserde akla kazınacak şekilde işlenmiş… Paşa’nın Naciye Sultan’a 22 Temmuz’da yazdığı son mektubu, ona, kendisinin şehadet günü olan 4 Ağustos 1922’de, Çegan Tepesi’nde Kurban Bayramının ilk günü, bayram namazından sonra, mitralyözlere karşı erce kılıçla hücum eden 25 kadar süvarinin en önünde şehit olduğu gün ulaşmıştır.
Sözlerime Paşa’nın vasiyetinden birkaç sözüyle son vereceğim;
“Ey kandaş ve dindaş kardeşlerim!.. Komünistlerin hileli tuzaklarına düştüğünüzün farkında mısınız? ...
Vatan ve din uğrunda mücadele etmekte olan mücahitler safına katılın,onları yalnız bırakmayın. Böyle yaparsanız Peygamberlerimizin ruhunu şâd edersiniz.Halkınızı ve vatanınızı korursanız benim de ruhumu şâd etmiş olursunuz.
Ölümden korkmayın, ‘Her canlı ölümü tadacaktır.’ “
Gazi Namdar ve Şehit-i Âlâ İsmail Enver Paşa...