Şuan o kadar güzel bi eserin incelemesindesiniz ki eleştirimi yapacak kelimeleri bulamıyorum. Çünkü bu serinin en güzel ifadeyle anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Seriyi yeni bitirdim diyemem üzerinden zaman geçti ancak hala bitmiş olmasına inanmak istemiyorum ve başka bir kitaba tam olarak kafamı veremiyorum. Aslında çok kısa sürede bitirebileceğiniz akışa sahip bir kitap ancak ben uzun sürede okudum çünkü sonuna gelmeyi hiç istemiyordum. Yeri geldiğinde karakterlerin verdiği bazı kararlar sinirimi bozsa da başka bir şekilde devam etmesini istediysem de sonu gayet iyi bitirilmişti. Karakterlerin hepsi birbirinden ayrı özellik ve güzelliklere sahipti. En başta sevmediğiniz hatta nefret ettiğiniz kişiyi bile serinin sonuna geldiğinizde sevdiğinizi fark ettiğiniz bir akış vardı kitapta. Kötü karakter olarak gösterilen kişiyi bile içinizde bir yerde seviyor hatta ona üzülüyorsunuz. Kitabın konusu çoğunlukka grishalar üzerine kurulu. Ravka ülkesinde birinci ve ikinci ordu olarak adlandırılan iki ordu var. Birinci ordu normal askerlerin bulunduğu, kralın yönettiği ordu iken ikinci ordu grisha yeteneğine sahip askerlerden oluşma, karanlıklar efendisi yönetiminde bir ordu. Grishalar doğuştan bir yeteneğe sahip oluyorlar ve sınanmada grisha olduğu öğrenilen çocuklar küçük saraya getiriliyor, geri kalan hayatını burada eğitim görerek geçiriyor. Kitabımızın ana karakteri Alina Strakov. Alina ve Malyen yetimhanede tanışmış iki dost. Malyen birinci orduda başarılı bir izciyken Alina ise yine birinci orduda bir kartograf asistan. Ravkanın ticaretini engelleyen, birinci ordunun bazen geçmesi gerektiği herkesin korktuğu bir diyar, karanlıklar diyarı. O güne kadar gelmiş geçmiş en güçlü grisha olan Karanlık Soy'un aç gözlülüğü yüzünden ortaya çıkmış bir bölge. İçerisinde hiç ışık yok ve korkunç canavarlar, volcralar var. Birinci ordu karanlıklar diyarından geçerken volcra saldırısına uğruyor ve herşey burada başlıyor. Alina'nın bir güneşin elçisi olduğu ortaya çıkıyor. Karanlıklar diyarını kurtarmak Alina'nın elinde olduğu için Alina Ravka'nın umudu oluyor. Kitap buradan başlayıp hiç aklınıza gelmeyecek yerlere gidiyor. Mükemmel olay örgüsünde kendinizi kaybediyor, duygular içinde boğuluyorsunuz. Bu kitap "Gölge ve Kemik". Bu kitap fikrimce muhakkak okumanız gereken bir eser. Bu kitap bayılacağınızı düşündüğüm serinin başlangıcı.