·416 syf.····Okunma: 13 Aralık 2019 22:33 Yolculuğun ikinci kısmına geçmeden önce yine uzun bir inceleme olacağını yazmak isterim. Çünkü Tolkien benim için hayal dünyamı açan ve ona can veren bir kişilikti. Kendisi bir çoğumuzun üstadıdır. Film serilerini sayısını unuttuğum kadar izleyip ve Yüzük serisi dışında birçok kitabını okuyup bir türlü bu seriye girmedim. Sanki en iyi zamanı bekler gibi bekledim. Hani yüzüğü dağa kim götürecek belirsizliği gibi bekledim ve Frodo gibi ben götürürüm der gibi öne çıkıp kitap fuarından alıp, duvarıma devasa Orta Dünya haritasını asıp sırayla okumaya karar verdim. Arka planda Spotify'da LOTR üçlemesinin film müziklerine arada klasik müzikler eşlik ediyor. Kitabı okurken de aynı zamanda çok iyi bir Tolkien resim arşivi yaptım. Artık geçelim kitabın derin ve uzun özetine...
Yüzük Kardeşliği dağılmaya devam ediyor. Boromir ork komutanı Ugluk tarafından öldürülürken Merry ve Pippin Saruman'ın ve Sauron ork uşakları tarafından kaçırılıyor. Boromir için yas tutmaya zaman bulamayan Aragorn, Legolas ve Gimli onu bir sandala yerleştirip, kılıcıyla birlikte nehre doğru bırakıyor. Daha sonra öğreniyoruz ki Faramir onu çok uzaklardan görebilmiş ve abisinin ölümünü böylece anlamıştır. Daha sonra üçlümüz Merry ve Pippin'in izini sürmek için arazilerde aramaya çıkar. Her yer alabildiğince boşluktur ve günlerce yol yaparlar. Aragorn orkları her geçen yakaladıklarını söyler ama sanki efendilerinin kırbacı sırtında gibi koşan grubu yakalayamazlar. Derken Rohirrim ile karşılaşırlar ki hem kitap hem de film için en güzel repliklerin çıktığı bölümlerden biriside burasıydı. Bomboş arazinin ortasında çevrelerini iki yüzden fazla atlı çevirince endişelenmeden edemediler. Aragorn durumu iyi idare etse de şunu yaşamadan için rahat etmeyecek bir cüceye sahibiz.
"O halde Eomund oğlu Eomer, Atçanyurt'un Üçüncü Başkumandanı, müsadenizle cüce Gloin oğlu Gimli seni ahmakça sözlere karşı uyarsın. Aklının ermeyeceği kadar zarif olan şeyler hakkında kötü konuşuyorsun; seni ancak aklının kıt olması affettirebilir."
"Sakalınla, makalınla kelleni uçururdum Cüce Efendi, eğer yerden biraz daha yüksekte olsaydı," dedi Eomer.
"O tek başına değil," dedi Legolas. "Eliniz daha inmeden düşer kalırsınız."
Atarlı cücenin sonu olabilirdi lakin elf hızıyla Legolas su üstünde yürümeye devam etti. Aragorn durumu iyice açıklayıp, güven tazelerken Merry ve Pippin'i sorarlar. Tabii Rohan'lılar Hobbit filan görmediklerinden "o ne ola ki!" der gibi davranırlar. Eomer orkları geçen gece katledip, hepsini yaktıklarını belirtir. Üçlünün yolu Fangorn çevresindeki arazidir ve Rohirrim bunlara iki at "ödünç" verir.
Kitapta önce bu sahne daha sonra ise Rohirrim'in gece yok ettiği ork taburunun hikayesi anlatılıyor. Üstat öyle tercih etmiş olsa gerek. Ork grubunun arasındaki diyaloglar kızgın köpeklerin atışmasından farklı değildi ama okuması keyifliydi. Grisnakh Ugluk aynen şunu diyordu: "Saruman bir ahmaktır, pis, hain bir ahmak. Ama koca göz onun üzerinde." Gel de öldürme!
Merry ve Pip Fangorn ormanına girer ve Ağaçsakal ile tanışır. Okunması gereken başka bir sahne daha kesinlikle. Isengard için malum son için entler meclisi toplanır ve yıkım için karar verilir. Fangorn ormanının en etkileyici olayı ise Gandalf'ın "ak" olarak geri gönderilmesidir. Malum Zirakzigil tepesinde Balrog ile savaşırken ölmüşlerdi. Gandalf ve üçlümüz uzun bir sohbetten sonra buradan ayrılırlar. Merry ve Pip ile buluşurlar çünkü Gandalf daha önceden Ağaçsakal ile konuşmuştur. Entler Isen'a yıkıma giderken Merry ve Pip pipo içerken gören Gimli bu duruma sevinirken aynı zamanda çok da kızmıştır. Tatlı bir kızgınlık demeliyim. Gandalf ve diğerleri Edoras'a kral Theoden'e doğru at sürerler. Grima ve Saruman çoktan orayı ele geçirmiştir ama tamamen değil. Gandalf "ak" olması Saruman'ı söküp atmasında çok yardımcı olmuştur çünkü Saruman kral Theoden'in bir anlamda ruhunu soldurmuştur. Kral kendine gelir ve Eomer durumunu öğrenir. Tez onu çağırttırır. "Sadık bir yüreğin asi bir dili olabilir." diye bir repliği var ki yürek titreten bir ifadedir. Miğfer Dibi'ne giden ekip oranın orklar tarafından ele geçirilmek üzere olduğunun farkındadır. Eomer ve diğerleri kaleyi kormayı başarsa da çok kayıp vermişlerdir. Bunun hemen evvelinde Gandalf Saruman 'nın hapsolduğu Isengard kulesine gider ve onunla konuşur ama onun tarafı aktan ziyade karadır ve Grima hainliklerine bir yenisini ekleyerek sözde zarar vermek için aşağıya çok değerli belki Orta Dünya'daki tek Pallantir'i onlara doğru atar. Kapkara bir toptan ibaret gibi durmaktadır. Gandalf bunu alıp, sarar ve saklar. Pip ise bir hobbite yakışır şekilde rahat durmaz ve Merry'nin uyarlamalarına karşın Pallantir'e bakar ve neredeyse ölmek üzereyken kurtarılır. Gandalf ona neler gördüğünü sorar ve Sauron'un onu çağırdığını öğrenir ama Sauron Pip'i yüzük taşıyıcısı sanmaktadır.
Sırada ise efendisininnn peşinden giden Gollum ve Frodo-Sam koşuşturmacası vardır. Uzun zamandır onları gizlice izleyen Gollum nihayet Frodo ve Sam'e yanaşır ve onlarla yolculuğa devam eder. Tabii ki Sam ona hiç güvenmez. En baştan beri de haklıydı. Frodo çaresiz kalınca yolculuklarına onu dahil etmek "zorunda" kalmıştı. İğrenç bir ölü bataklık yolculuğu onları beklemektedir. Rehberi karga olanın burnu ...... malum işte, Gollum gibi birine yakışır yollardan gitmektedirler. Ölü Bataklıklarında zamanında asırlar evvel büyük savaşlar olmuştur ve bataklıklarda ölü elfler, orklar ve insan bedenleri bulunmaktadır. Kara Kapılara doğru giden üçlü oranın kapatıldığını görürler. Zaten Minas Morgul geçilmesi için en kötü tercihlerden biri olacaktır. Günlerce aç ve sefil gezerken Frodo her geçen gün yüzüğün yükü ile zayıflayıp, ruhunu inceltmeye başlamıştır. Sam'in çaresizliği ise efendisinin gözler önünde yok olmasını izlemekten başka ancak ona iyi bir yemek vermek istemek dışında elinden bir şey gelmemektedir. Gollum birkaç balık yakalayıp, getirir ve Sam patatesli, baharatlı bir yemeği Frodo'ya sunarken uzun zaman sonra Shire'de olsa ziyafet bile sayılmayacak bir yemekle ziyafet çekerler.
Yolculukları sırasında yüzüğün belası yetmiyormuş gibi birde insan belası ile karşılaşırlar. Faramir ve kolcular ork pusunda iken bizimkilere rastlar ama Gollum çoktan tüymüştür. Frodo ve Sam'in gözlerini bağlayıp kendi kaldıkları yere götürürler. Frodo çok çekingen olsa da hikayesini anlatır. Yüzükten bahsetmez ama Faramir abisinin başına gelenlerden ötürü üstü kapalı bilmektedir. Frodo Boromir'den bahsedince Faramir'de durumu izah eder. Gollum ise oralara kadar gelip yasak havuza girmiştir. Elbette affedilmesinin tek gayesi Frodo'nun isteği ve yüküdür. Yakalanıp onların yanına getirilir. İyi bir uyku ve öğün onları sabaha hazır eder. Birkaç erzak alarak da yolculukları devam etmek zorundadır. Cirith Ungol'a doğru giden yolda Gollum hain planlarını devreye sokmuştur. Çok önceleri Shelob ile bir anlaşma yapmış. Aklınca Frodo ve Sam'i ona yem edecek ve kıyafetleri arasında efendisini alacaktı. Yiğit Samwise o kahpe sürüngene zaten hiç güvenmemişti. Frodo Shelob tarafından kaçarken sırtından sokularak bayıltılır lakin Sam onu öldü sanarak tüm gücüyle örümceğe saldırır. Birkaç yara açarken Shelob bir çiviye basıp kaçmak zorunda kalır. Sam'in ise bundan sonraki yaşadığı derin boşluk ve çaresiz dramı çok az yerde gördüm. Efendisinin tüm eşyalarını ve tek yüzüğü alır ve orkların geldiğini duyunca "SAM YÜZÜĞÜ TAKAR"... Bunu okuyunca çok şaşırmıştım. Orklar onu alıp kuleye çıkarırken sohbetleri arasında Frodo'nun sadece bayıldığından bahsederler. Sam ise büyük bir şokla onları geç de olsa takibe başlar ama yüzük hale parmağında takılıdır!! Orklar ise tanıdık isimlerdir film serisinden bilenler hatırlayacaktır. Gorbag ve Shagrat! Tolkien zaten çok az ork ismi kullanmıştır ve bu ikiside o az sayıdaki yaratıklardandır.
"Üstelik Sam olmasaymış Frodo pek uzağa gidemezmiş..."
Kendi değerlendirmeme geçecek olursam bu kitap ilk kitaba göre daha durağan ve daha az sakin geçmektedir. Aragorn-Legolas ve Gimli üçlüsü yüzük yolculuğundan ayrılıp Merry ve Pip'i bulup birde öldü sanılan Gandalf ile birlikteyken, Rohan düşmek üzeredir, Gondor hala sessizdir ama kötülüğe Mordor'a çok yakındır. Gandalf bundan korkmaktadır. Atını oraya sürecektir. Vekilharç tarafından yönetilen şehrin durumu iyi değildir. Diğer taraftan yüzük taşıyıcı ise yiğit dostu ile Hüküm Dağına doğru dolanbaçlı şekilde gitmekteyken hain Smeagol onlara bir yol gösterir ama zaten onlarda Gollum'un amacının yüzük olduğunu bilmektedir. Tolkien burada ikinci kitapta olayları bağlamak ve son kitapta açık vermeden sonlandırmak için bir metinin gelişme bölümü gibi bu kitabı yazmıştır. Sonuç ise elbette Kralın Dönüşü kitabında olacaktır ve çetin savaşlar bizleri beklemektedir...