İlk başta belirtmek isterim ki bu benim ilk arkadya yayınlarından okuduğum kitap ama o kadar güzeldi ki çevirisi o kadar samimiydi ki sadece kitabın ilk başlarken konuya hakim olamıyorsunuz kim kimdi diye biraz kafanız karışsa da ilerleyen bölümlerde kitap öyle bir hal alıyor ki o sakinliği, batıl inançlar yüzünden yaşanan olayları engellere ve mesafelere inat yok olmayan bir sevgiyle karşılaşıyorsunuz. Yazar son derece akıcı, sürükleyici bir kurgu ve duygu tasvirlerine yer vermiş ki elinizden bir an olsun bırakamıyorsunuz.
۰
Konusundan bahsetmek gerekirse; Hukuk fakültesinden mezun olduktan bir gün sonra babası Julia’yı uyandırır ve onu çok sevdiğini ve bunu unutmamasını söyler. Julia’nın babasını son görüşü olur. Bir kaç yıl sonra 40 yıl önce gizemli bir kadına yazılmış aşk mektubu bulunduğunda mektupta yazan Burma’ya gitmeye karar verir ve orda babasının hakkında hiç bilmediği ilk 20 yıla dair hikayeyi UBan’dan dinler hem babasının hemde aslında kendini yeniden keşfetmeye başlar..