10/10
·112 syf.··
2019 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2019 22:22
- Söyle bana mihail tanrı seni neden cezalandırdı; Tanrının üç kelamı nedir söyle bende bileyim. mihail cevap verdi: Tanrı beni ona itaat etmediğim için cezalandırdı. Ben cennette bir melektim ve ona karşı geldim. Tanrı beni bir kadının ruhunu almaya yollamıştı. Yeryüzüne indiğimde kadının yeni doğum yapmış ve ikizlerinin yanında çırpındığını gördüm.Anne bana yalvarıp yakarıyor, Ne olursun canımı alma çocuklarım ana babasız yaşayamaz diyor. Bende kadının ruhunu alamadım. Tanrı bana şöyle dedi: Git kadının ruhunu al, sonra da üç kelamımı öğren: İnsanda ne var? İnsana ne verilmemiştir? İnsan neyle yaşar? Bunları öğrenince tekrar göğe döneceksin. Bende yeryüzüne inip, kadının ruhunu aldım. ruhu Tanrıya ulaştırmak için yükseldim ancak bir rüzgara yakalandım, kanatlarım tutulup koptu; ruhu tek başına tanrıya yükseldi, bense yeryüzüne, yolun kenarına düştüm. İlk kelam: İnsanda ne var? Mihail devam etti. Yeryüzüne düştüğümde tarlanın ortasında bir başıma çırılçıplak kalmıştım. İnsanca ihtiyaçları bilmez, soğuğu,açlığı hiç tanımazken birden insan olmuştum. Açtım ve soğuktan donuyordum. Ne yapacağımı da bilmiyordum. Küçük bir kilise görüp, tanrının evine sığınmak istedim. Rüzgardan korunmak için kilisenin arka duvarına yaslanmıştım. Çok üşümüş ve çok acıkmıştım. Sonra bir adam gördüm adam kendi kendine konuşuyor, kara kışın soğuğunda ne giyeceğini, karısını çocuklarını nasıl doyuracağını düşünüyordu. O an aklımdan şunlar geçti: ''Ben soğuktan ve açlıktan ölmek üzereyken bu adam sadece kendini ve karısını bir gocukla nasıl soğuktan koruyacağını, çocukların karınlarını nasıl doyuracağını düşünüyor. Bana yardım edecek halde değil. '' Adam beni görünce suratı asıldı , daha da korkunçlaştı, yanımdan yürüyüp geçti. Artık ümidimi kesmiştim. Sonra aynı adam tekrar geldi ve deminki adamı bir türlü tanıyamadım. Deminkinin yüzünde ölüm vardı ama şimdikini capcanlıydı ve tanrı seçebiliyordu bu yüzde. Yanıma yaklaştı ve beni evine götürdü. Evde beni bir kadın karşıladı. Bana dik dik bakıyor ve kovmak istiyordu. Sonra kocası kadına Tanrıyı hatırlattı ve kadın birden değişiverdi. Ve artık kadının yüzünde ölüm yoktu. Ve bende onda tanrıyı tanıdım. O anda Tanrı'nın ilk kelamını hatırladım: '' İnsanda ne var öğren? '' İnsanda sevgi olduğunu anlamıştım. İkinci Kelam: İnsana ne verilmemiştir? Bir gün adamın biri geldi ve bir yıl boyunca çatlayıp yırtılmadan giyebileceği bir çift çizme istedi. Ona bakınca arkasından bir arkadaşımı, öiüm meleğini gördüm. Benden başka hiç kimse bu meleği görmüyordu; bense hemen onu tanıdım ve zengin adamın gün batmadan öleceğini anladım. Aklımdan şunlar geçti o anda: Adam bir yılın hesabını yapıyor, oysa akşama kalmadan öleceğinin farkında değil.'' Ardından tanrının ikinci kelamını hatırladım: ''İnsana ne verilmemiştir öğren.'' İnsana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemişti. Üçüncü kelam: İnsan Neyle Yaşar? Aradan altı yıl geçtikten sonra deminki kadınla kızları geldi. Kızları hemen tanıdım ve nasıl hayatta kaldıklarını da öğrendim. Öğrenince şunları düşündüm: Ana-babaları olmadan yaşayamayacaklarını sanmıştım. Oysa başka bir kadın, çocukları besleyip büyütmüş. Kadının başkasının çocuklarına acıyıp ağlamasını görünce, içinde yaşayan Tanrıyı gördüm ve insan neyle yaşar anladım.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.