Sabah iş saatlerinde metroda hep aklıma geliyor bu kitap. Gördüklerimle kitap arasındaki uyum o kadar birbirini tamamlıyor ki. Yine aynı metro yolculuğunda iç dünyam ve gözlemlerim arasındaki ilişki o kadar birbirini tamamlıyor ki. Nasıl olabilir diyorum. Bütün dış dünya bu süreç içerisinde benim yorumumun kopyası gibi devam ediyor diyorum. Daha sonra truman show isimli film aklıma geliyor. yoksa diyorum. bütün bu yaşanılanlar benim için hazırlanmış bir senaryo ve benden başka her şey bir figürden mi ibaret diyorum. Sonra bu yorumun Necip fazıl Kısakürek'e ait olduğunu hatırlıyorum. Sonra ineceğim durağın anonsunu duyuyorum. Hiçbir şey düşünmeden ve gayet mutlu bir şekilde kendi "soma" mı alıp robotik bir şekilde metrodan çıkıyorum. Aynı koltuktan kalkıp aynı adımlarla aynı yolu her gün tekrarlayan diğer insanlar gibi...