·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Aralık 2019 22:51 Ziziro Bir, ağustos böceğinin hüzünlü hayat anatomisi, zeytin yülkü dalların bahar şarkısı. Bir gezici kitap etkinliği vasıtasıyla haşır neşir oldum. Güldürdü, ağlattı. Bitmesin diye direndirdi.
Babalar ve Oğulları'na, Türk Edebiyatı'ndan okkalı bir smaçla Turgenyev'in sine-i tahtına hedef alan Müjde Hanım, şanı büyük rahmetli kalemkarın ruhuna zeytin dalı uzatmış. Bu aralar edebiyatın yeni yazarlarıyla tanışmak ve güçlü kalemlerini görmek beni umutlandırıyor, güçlendiriyor.
Spoiler Yemek İstemeyen devam etmesin.
Yazarın dile hakim olması ,kitabı okurken tam iç sesim haline gelip kitap okuma hissinden ziyade kendi kendime konuşuyormuşluğun verdiği o zarafet ile karakterlerin bilinç akışı ve okuyucunun bilinç akışını bir frekansa bağlaması yetenek değildir de nedir?
Unutulmuş kelimeleri, deyimleri anneanne sandığından çıkarılan lavanta keseli küçük kutuların üstündeki toza üfleyip açması gibi kırmadan, zarar vermeden, anlamsız bir dizilişten kurtarıp karakterlerin diline yedirmesi, eğreti durdurmaması yetenek değildir de nedir?
Soru ve akabinde cevapla karakterinin bilinç akışı konuşmaları ve olaylara sizi yumuşak inişlerle kabul etmesi. Sizi oraya aitmiş gibi ilişkilerin içine sokması, hepimizin başına gelmişliğin 'Diren'in karakterinde biricikleştirmesi ve olasılıklı bir dünyanın edebi matematiğiyle sizi duygularınıza bölmesi bana edebiyatımıza yeni bir renk, herkesin içinde taşıdığı bir ara ton getirmesini baharın gelişi gibi kutluyorum!
OLAY ÖRGÜSÜ
Ana karakterimiz Diren ( DİREN bir ODTÜ selamıdır. HACETTEPELİ olarak bu selamı alıp nadide köşeme kaldırıyorum.)
Diren'in, ayrılmış anne babası, uzakta kardeşi, Fransa'da zihninde hala bir şekilde devam eden geçmişi Evladiyelik evcil ve ana yadigarı zeytin ağacı ve Gorgon kardeşlerin en ölümlüsü medusanın metaforunda vucüd bulmuş aynası ve ücretli özel öğrencileri ile müphem bir yaşantısı vardır.
Bu yaşantının gel gitleriyle hayatına misafir ettiği karakterler de olacaktır..
Diren köklerine direnen, annesine direnen, kendisine direnen kadınların kesişim kümesinin toplamından fazla bir mizacla yoluna devam etmek isterken, anne- kız-kızkardeş ve nihayetinde bir anne adayı olarak sosyo- kültürel olarak yerelde minimal bir figür olan Diren, globalde kadın figürünün modern bir sorgulaması olarak karşımıza çıkıyor.
Kadın figürünün sorgulamasına katkısı, duygusal özdeşlerle karakteri bağlayarak sadece soğuk, içeriği tüketilmiş sloganlar ile beslemiyor. Bunu yapabildiği için Diren karşımıza aile yozlaşmasına 'single mom' olabilitesini de koyarak güçlü bir kadın karakteri olarak karşımıza çıkıyor.
Anne - kız ilişkisini 'neresinden tutarsanız tutun elimizde kalıyor' şeklinde ele alarak gerçekte bir kesit halinde tenimize yapıştırıp tüm bölümler boyunca o kesiti üstümüzde cildimize, ruhumuza yapıştırana, kanatana, kaşındırana kadar zımparaladı.
Şimdi orada duruyor.
Bu başarısından ötürü, kitabının naifliği, zeytin çiçekleriyle gözyaşlarına boğduğu ama arada zirirolar ile yaşamın o kutsal bir tören havasını yaşattığı kitabına üzülerek veda ediyorum.
Kim bilir başla dillere çevrilir ve yine bizim ziziroların hikayesini okurum.
Bu kitabı, gezici kitap etkinliğinde bir zeytindalı uzatır gibi sıradaki okuyucu arkadaşıma postalıyorum.
Ve yeniden Müjde Hanımla -hangi dil olduğu fark etmez- buluşmayı bekliyorum.