·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mart 2019 14:22 Şeker Portakalından tanıdığımız Zeze Güneşi Uyandıralım da artık 5-6 yaşlarında bir ufaklıktan çok delikanlılığa yavaş yavaş adım atan bir çocuktur. Kitapta 12 , 13 , 14 hatta 15 yaşlarına gelmiş olması Zeze’nin hayatından bazı şeyleri çıkartsa da zamanın değiştiremediği tek bir şey vardır : Müthiş bir hayal gücü... O maalesef kendisine daha iyi bir gelecek hazırlama ve ailesine daha iyi bir yardım sunma amacı ile artık yeni Anne ve Babası ile beraber yaşamaya başlamıştır. Artık kardeşleri ile kalabalık alanlarda yatmak yok , abisi ile uzun yollar yürüyerek işlerin peşinden koşmak yok hatta haşaralık yaptı diye dayak yemek bile yoktur. Zeze artık kilisede eğitim gören , kendini geliştirme aşamasında olan ve okulun birinciliğine oynayan bir çocuktur. Pederlerin hepsi Zeze’nin müthiş hayal gücüne ve çokta belli etmeseler de tatlı yaramazlıklarına hayrandırlar. Zeze’nin geçmiş serüvenlerinden bildiğimiz iki babası varken ( Öz babası ve Portekizli ) artık onun hayallerinde yaşayan şarkıcı ve oyuncu Maurice ve evlatlık verildiği hekim babası da vardır. Unutulmamalıdır ki birde kalbinde yaşayan yol gösterici cururu kurbağası var ( Adam ). Tüm bu hayalinde yarattığı kurbağa ve temsili babalar ona yol göstermek , cesaretlenmesini sağlamak ve aşkı öğretmek için vardırlar. Cururu Kurbağası Zeze’nin cesareti ve kendini savunmayı öğrendiği zaman , Mauriece ise aşkı tanıdığı zaman Zeze’nin hayatından çıkacaktırlar. Bu durum Zeze’yi çok üzse de zamanla alışacak ve gelecekte ne işle meşgul olacağı gibi sorunların derdini çekmeye başlayacaktır. Klise eğitimi boyunca yaptığı yaramazlıklar , plajlara ve sinamalara gidebilmek için katlandığı ayinler ve yaptığı şirinlikler , up uzun cezalarda elleri birbirine bağlı şekilde beklediği kara tahta… Vasconcelos bana Zeze ile birlikte bir gencin ve bir yetişkinin bu kitabı okuyarak hayata dair pek çok şeyi bütün şirinlikleri ile okumayı , ailenin ne kadar önemli bir rolü olduğunu ve insanlarla aranda kan bağı olmasa da onlarla nasıl kardeş , abi , amca ve hatta baba olunabileceğini öğretti. Tabi bu kadar güzel bir kitabı eleştirmek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama bütün bu serüven dizilecek bütün övgü cümleleri yanında birazda olsun eleştirmeyi hak ediyor. Çünkü kitabın başından sonuna kadar Zeze’nin ölüm ile ilgili olan dehşet verici düşünceleri , ölmek isteği ile sürekli olarak yakınması kanımca çocuk okurlar için pozitif bir etki bırakmayacaktır. Aynı şekilde 15 yaşında sigaraya başlamak , viski içmelerden bahsetmekte öyle…