400 syf.
·11 günde·7/10
yine harika bir fantasik kurgu bitirdim. yaşamda, dinde, duygularda tüm bildiklerinizi ters çeviren bir kitap.
kitapta sütü sağılan kurtlar, keçi kadar kocaman eğitimli bitler, yaklaşmasını bilen insanlara dostluk yapan yılanlar, köylü kızlara aşık olan koca kafalı ayılar var. bunun yanı sıra gözü tok orman insanlarıyla daha da fazlası için her şeyden vazgeçen köylü insanlar var.

ellerinde, önlerinde olmasına rağmen yaşam için gerekenden fazlasını almayan orman insanlarını çok sevdim. azıcık toprak sahibi olmak, bir lokma ekmek yiyebilmek için ruhunu satmaya hazır köylü insanlardan nefret ettim. kitap boyunca bunu, bir de şu cümleyi düşündüm durdum; "bir efendiye ihtiyacım yok; kendime bir efendi yaratmaya hiç mi hiç ihtiyacım yok." doğruydu. çok doğruydu. kitabın fantasik roman olmasının yanısıra inceden inceye insanı düşündüren yerleri çoktu.

şahsen ejderha için uzun uzun yer ayrılmasını bekledim. çünkü kitap en başında buna doğru ışık yaktı ama ejderha asla ama asla uyanmadı. pis uykucu=)) fakat ejderha uyuyadursun çataldilinin büyüsüne kapılarak bir solukta okuduğumu söyleyebilirim. hem zaten kurgu çataldilini konuşan son insan üzerine kurulu değil miydi?

Estonya 'nın kadîm topraklarına selam olsun! güzel kitaptı, tavsiyemdir.