Özellikle son zamanlarda benden 9-10 yaş gerideki jenerasyonu incelerken kendimi Naim Efendi gibi hissediyorum.
Ah Naim Efendi, vah Naim Efendi!
Ne imiş bu insanlarda konak derdi?
Herkesin dediği gibi bende diyeyim, aman eksik kalmayayım. ;) 'Kuşak çatışması' bolca işlenmiş. Tabii bunu takiben gelen kültür gelenek değişimi de bolca yer alıyor. Değişimlere uyum sağlayamayanlar bir köşede üzüm üzüm üzülüyor. Ama bir düşünün ömrünüzün %87-90 lık kısmı farklı bir dönemde geçerken birden nasıl değiştiğini bile anlayamadığınız, size yapılan çoğu eylemin ters geldiği bir dönemde ömrünüzün geri kalanını huzurla geçirmeye çalışıyorsunuz. Belki tek başınıza iyice durumu analiz edip alışacaksınız yahut da başka birileriyle konuşsanız. Ama ne yanınızdakiler sizi rahat bırakıyor, her gün sizi başka yeniliklerle şaşırtıyor; ne de siz birileriyle iletişim kurmuyorsunuz. İşte Naim Efendi de tam bu durumda.
Peki ya İstanbul' daki yüksek hayatların savaştan hiç etkilenmemesine ne dersiniz? Ben doğruluk payı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki de herkes o kadar umursamaz değildi belki o dönemde ama umursamadan düşünmeden yaşayanlar vardır elbet.
Eski dönemde yazılmış kitapları okumaktan sıkılmıyorsanız kitap çok akıcı. Iyi anlatıma sahip. Yazar araya girip olayları bölmek yerine karakterlerin ağzından aktarmış düşüncelerini. Iyi de yapmış.
Okumanızı tavsiye ederim. :)