Hayatta hiç bir kelime "KADİM" kelimesi kadar ilgimi çekmemiştir, heycanlandırmamıştır ve aklımı başımdan almamıştır. Bu kelimenin hayatımda ki yeri tdk güncel sözlüğündeki "anlamlı ses veya ses birliği" tanımından çok öteye ulaşmış durumda. Kral Oidipus tragedyası benim "Kadim" anlayışıma girmesede eminimki anlatılanlar ve anlatılmak istenenler kesinlikle kadim tarihlerden geliyor. Çünkü iyiyle kötünün savaşı, doğrulukla yalanın savaşı, bencillikle fedakarlığın savaşı kadim tarihlerde başlamış ve eminimki ilelebette devam edecek.
Bu bağlamda kendi hayatı ve saltanatı için kendi çocuğuna kıymak ve onun kutsal yaşam hakkını acılı bir ölüme terk ederek elinden almak Laios'u hangi kategoriye sokar. Kadere karşı teslimiyetemi, gelecek kaygısından doğan korkaklığamı.
Burada insanın aklına şu geliyorki; bir insanın hayatına kıymanın acısız ve kesin sonuçlu bir çok yolu varken, acılı ve yavaş işkenceli bir ölüme hemde ayaklarını delip birbirine bağlamak suretiyle fiziksel şiddet barındıran bir yol ile başvurmak içerisinde acaba bir mucize olurda yaşarmı düşüncesinide barındırıyormu?
Bu yazı uzar gider gibi gözüküyor. Onun için kafanızı şişirmek istemeden son söz olarak okuyun efendim okyuyn bu şaheseri demek istiyorum...
Kalın sağlıcakla...