·293 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Ocak 2020 14:02 1941 yılında başlayan ve 20 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan Nazi işgalini devre şahitlik eden son tanıkların, çocukların anıları üzerinden anlatmış. Evet kitapta anlatılanlar tamamen gerçek. Kitapta hiçbir çocuğun yaşamaması hatta duymaması gereken 101 anıdan oluşuyor. Okurken insanı eziliyor, o anıları okudukça yer yarılsa içine girsem diyor insan. Tüm insanlıktan utanıyor. Kitabn sonunda anlatanlardan biri zamanımız daralıyor bu dünyadan gitmeden anlatmamız gerek zamanımız daralıyor, anlattıklarımız son tanıklık olacak diyor. Evet belki Nazi zulmünğn son tanıkları onlar olacak ama dünyanın pek çok yerinde savaşlara, açlığa, ölümlere, vahşete tanıklık edecek milyonlarca insan, çocuk daha var. Keşke sizler yeryüzünde olan en son savaşın tanıkları olarak kalsaydınız. Kimseler yeni savaşlara tanıklık etmeseydi..
Anıların hepsi birbirinden acı. Normalde çocuk ne anlayacak diye nitelendirilecek 3-15 yaş arası çocukların tüm masumiyetiyle savaşın onlar üzerinde bıraktığı hasarı anlatıyorlar dilleri döndükçe, çıcukların geneli hafızasından silip atmış çoğu kısmı, annesini hiç hatırlamayanlar var, yetimhane gğnlerini ya da evleri... Pek çoğu yaşadıklarını kaldıramamış olacak ki bellek unutmayı seçmiş.. Ztn hiçbir şeyi unutmadan yaşamlarına devam etmeleri pek mümkün olamazdı heralde...
.
Yazardan okuduğum 2.kitap ve her iki kitabında sokakta insanları dinleyip olduğu gibi kitaplaştırıyor. İsveç Akademisi yazarın yeni bir edebi tür yarattığını söylüyor. Bana kalırsa haklılar. Tamamen anı kitabı deseniz değil, roman değil, sadece araştırma kitabı değil, sadece tarih değil... Pek çok türü bir arada barındırıyor. 2015 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi yazar her kitabı için ciddi bir araştırma yaptığı ve emek harcadığı her sayfada anlaşılıyor. Okurken bile bu kadar etkilenen bizler yazar birde birebir yaşayanların ağzından duyuyor sonra biz okuyuculara aktarıyor...