·256 syf.····Okunma: 04 Ocak 2020 01:34 Başka bir yerde, başka bir şekilde yaşamak ne kadar mümkün? Ya da o şekil nasıl tasvir edilmeli?
Bize pembe panjurlar, eşitlik rüyaları, yaşama sevinçleri sunan ütopyaları mı, yoksa şimşekler çaktıran, insanı insanca yansıtmamanın gerekliliğini dayatan distopyaları mı okumayı seviyoruz?
Neden tercih edelim ki, ikisi de gerekli öyle değil mi? Varsın meyve bahçeleri de olsun damaklarda, çorak topraklar da..
Süslü girizgahımı da yaptıktan sonra asıl mevzuya başlamak isterim: Distopyaların atası. Zamyatin gerçekten de bir çok distopyaya temel niteliğinde bir eser vermiş bize. Önce beni cezbeden noktalara değineyim. Konu ve imgelemeler itibariyle eser, benim gözümde şahane. Hümanizmden tamamen yoksun ve aynı doğrultuda bireylerin sosyolojik formuyla nasıl bireyselsizleştirildikleri, nasıl tek tipleştirildikleri zengin bir şemayla aktarılıyor. Totaliterist yaklaşımların egemenliği kitabın merkezine öyle güzel konumlandırılmış ki, baştan sona kadar temposunu hissedebiliyorsunuz ve bu da sizi kurgudan bir an bile ayırmıyor. Biz'de kitaba ismini veren aidiyetlik duygusunu da aynı yoğunlukta hissetmeniz mümkün. Toplumların birbirinin aynısı olduğu ve örümcek ağı misali birbirlerine bağlı yaşadıkları betimlemeler tam tadında.
1984 ve Cesur Yeni Dünya'yı okumuş olanlar eminim ki Biz'de ki bir çok sayfada akıllarına bu kitapları getireceklerdir. Çünkü kitaplar arasında yer yer benzerlikler mevcut. Bu benzerlikler göze batacak ya da rahatsız edecek şekilde değil elbette. Bu konuda okuyacak olanların aklında herhangi bir "kopyalayıcılık" fikri oluşmasın derim. Her distopya kendince bir ustalıkta zannımca (bahsettiğim distopyalar için söylüyorum).
Biz için söyleyebileceğim ve nispeten olumsuz eleştirebileceğim nokta ise üslup olacak. Belki de çeviri kurbanı mıdır bilmiyorum, çünkü yazıldıktan uzun bir zaman sonra çevrilmiş bir eserden bahsediyoruz ama sığ, akıcılığı baltalayan bir üslup kaşıma çıktı diyebilirim. Özellikle olaylar arasında rastladığım bazı kopukluklar üsluptaki sığlığı destekler nitelikteydi maalesef.
Artılarıyla, eksileriyle benim için muhteşem bir yılın ilk kitabı oldu Biz. Ayrıca Zamyatin'e ön ayak olduğu tüm distopyalar için de bir teşekkür etmeliyim.