336 syf.
·4 günde·8/10 puan
''Roman 1890'lı yıllarda toplumun yaşayış şeklini bir grup soylunun ahlak, devlet idaresi, kadın hakları ve evlilik hakkındaki görüşlerini sorgular. Her ne kadar aşk romanı olarak kabul edilse de arka planda titizlikle incelenmiş bir sosyolojik araştırma buluruz.'' Ayrıca ''Le Figaro dergisi 1956 yılında on yedi yazardan 1871 ile 1939 yılları arasında yazılmış en iyi on iki aşk romanını belirlemelerini isteyince Kırmızı Zambak bu en iyi on iki kitap arasında yer aldı.'' Kitabın arka kapağında yer alan bu bilgiler beni okumam için fazlasıyla ikna etti.

Roman, çok güzel ve zengin bir soylunun kızı olan Térésé Martin- Belleme'i anlatır. Sekiz yıldır bir kontla evli olan ve canı sıkılan Madam Martin sevgili edinmeye karar verir. Romanın ana konusunu bu oluşturmaktadır. Konusu itibariyle aşk romanı gibi gözükse de, arka planda o dönemin sosyolojik olgularını, siyasi yapısını ve insan ilişkilerini inceler. Karşılıklı konuşmalarda genellikle felsefi, siyasi ve sanatsal konular işlenir.

Kitabı sevip sevmemekte kararsız kaldım. Diğer aşk romanlarındaki gibi iç ısıtan bir yön bulamadım. Diğer taraftan bakınca felsefi, siyasi ve sanat içerikli konuşmalar tatmin ediciydi. Çeviride biraz sıkıntı vardı. Cümleler devrikti, bazı yazım ve imla hataları vardı. Okursanız İlya Yayınevini pek tavsiye etmem. Kitabın en iyi on iki aşk romanı arasında olduğunu düşünürsek kesinlikle okunmalı. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.