Gönderi

9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2019 48. kitabı
Amin Maalouf ile ilk tanıştığım kitap Semerkant.Kitabı okumadan önce böyle bir etki bekliyormuydum açıkçası.Kitap üzerine yazılan yazılarda Amin'in orta doğu kültürüne çok hakim olduğunu ve kitaplarda bunu iyi bir şekilde betimlediği yazılıyordu.Gerçtende Semerkant'ı okuyunca bunu doğruluyorsunuz. İnsanın Semerkant, Buhara, İshefan gibi şehirleri bu tür kitaplarda okuyunca hemen gidip o şehirleri görme isteği amansız bir şekilde istiyor.Günümüz Orta Doğu'su denince akla savaş,zulüm,baskı gibi kelimeler geliyor zihne ne yazıkki.Keşke böyle şeyler değilde Orta Doğu'nun kültürünü,gizemini,tarihe yön verişini konuşsak, idrak etsek keşke. Kitap o döneme damga vurmuş üç büyük ismin etrafında şekilleniyor.Devlet adamı Nizamülmülk, rubaiyle bütünleşmiş kişi Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah.Amin Maalouf o kadar iyi kurgulamışki bu insanları insan ağzı açık okuyor kitabı.Şaşmamak imkansız gibi.Tabi ki bide Rubaiyat var.Ben zaten Ömer Hayyam'ın rubailerini okumuştum.İnsan Ömer Hayyam'ın rubailerini okurken gerçekten şaşırıp büyüleniyor.Bu kitabı okuduktan sonra Ömer Hayyam'ın rubailerine dahada farklı bir gözle bakacaksınız.Rubaiyatın gizemli yolculuğu, etrafında yeşeren aşk gerçekten müthiş bir eser. Ayrıca Büyük Selçuklu Devletini daha iyi idrak ediyorsunuz kitapda. Devletin yönetimi, siyaseti hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz.Beni gerçekten mest eden olay herkesin Nizamülmüke ismiyle hitap ederken Melikşah'ın tahta çıktığı günlerde kendini ve birçok devlet adamını yetiştiren insana "ata" diye hitap etmesiydi. Kitabı okuyacak olanlara sadece iyi okumalar ve o günlerin yaşanmışlıklarından haz almalarını diliyorum.
1000Kitap
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.