·360 syf.····Okunma: 09 Ocak 2020 21:01 Hakan Günday'ın okuduğum ilk kitabı. Yazarın üslubu bana biraz farklı gelse de genel olarak sevdim. Karakterler arasındaki tesadüfi ilişkiler bana biraz saçma gelse de okudukça daha çok merak ettim.
Kitapta Derda ve Derdâ adlı karakterlerin zorlu hayat hikayeleri anlatılmaktadır. Bir tarafta çocuk gelin olan Derdâ'nın hayat hikayesi diğer tarafta mezarlıktan kazandığı para ile geçinmeye çalışan Derda'nın hikayesi...
Kitapta en çok ilgimi çeken durum da Oğuz Atay'a değinilmesi.
***Alıntı:
"Bekleyin!" demişti. "Burada bekleyin. Onlar size gelecek."
"Kimler?" diye sormuştu Filipinli.
"Hayatının anlamını bulmuş olanlar gelecek. Sizde kalplerini söküp, yerine o şeyleri koyacaksınız. Sonra da kalpleri fırlatıp atacaksınız!"
"Ama..." demişti kızılderili. "Kalpleri olmadan nasıl hayatta kalırlar?"
"Göreceksiniz!" demişti binada.
"Peki ya kimse gelmezse?" diye sormuştu Filipinli. "Kim kalbinden vazgeçecek kadar kendini bir şeye adayabilir ki?"
"Onu da göreceksiniz!" demişti bina.
"Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar?" diye söze girişti kızılderili. "Onlar ne olacak?"
"Onlar da, göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da, yaşamak demeye devam edecekler!"