Fedekarlık, aşk, kıskançlık, aksiyon ve tarihi gerçeklikler. Bir kitap okurken genellikle beklediğimiz şey, içerisinde kendimizden bir şeyler bulmaktır. Şimdiye kadar okuduğum her kitapta bunu yaşadım. (Kafka – Dava hariç) Siyah Lale sizi 1600’lü yılların Hollanda’sına ve lale çılgınlığının yaşandığı bir döneme götürüyor. Lalelerden hazzetmeyen nadir insanlardan biri olarak lalelere bile bir başka bakmaya başladığım kitap.
Baş karakterimiz Cornelis van Baerle asıl mesleği doktorluk olan, dönemin başbakanı Johan de Witt’in kardeşi Cornelis de Witt’in vaftiz oğludur. Cornelis de Witt vaftiz oğlunun siyaset ve tıp olaylarına girmemesini, kendini ticarete vermesini istiyor. Ana karakterimiz van Baerle, bunun üzerine laleler yetiştirmeye başlıyor.
Bu esnada o dönem siyasal olaylarından dolayı van Baerle’nin babası ve kardeşi başbakan Johan de Witt idam ediliyor. Hatta bu kısım benim kitabı daha hızla okumama sebep olan kısım ve neyse ki kitabın en başlarında yer alıyor.
Başka bir kaynaktan alıntı yaparak o idam anını aktarmak istiyorum.
“John de Witt adlı bu çok yetenekli entelektüel lider, kardeşi Cornelius ile birlikte, çıkan bir ayaklanmada tüfekle vurulacak, ardından idam edilecek, dahası öfkesi dinmeyen rakiplerinin hücumuna uğrayan cesetleri darağacından indirilerek cinsel organlarına ve kalplerine varıncaya kadar paramparça edilecek, nihayet kasap dükkânındaki koyun veya sığırlar gibi parçalanan vücut parçaları pişirilerek afiyetle yenilecekti. Evet yenilecekti!…”
Kaynak: Herbert H. Rowen, John De Witt: Statesman of the “True Freedom”, Cambridge University Press, 2002, s. 218 - derintarih.com
Bütün bunlar olurken Harleem Çiçek Üreticileri Derneği siyah lale üreten ilk kişi için 100 bin florinlik bir ödül ortaya koyar. Bizim oğlan Van Baerle laleler konusunda da oldukça yetkin bir konuma gelmiş ve kendini tamamen bu işe vermiştir. Lalelerin soğanlarını elde etmişken askerlerden tarafından evine baskın yapılır.
Witt kardeşlerin vaftiz oğlan van Baerle’ye bıraktığı bir zarf, hiç açmadığı, daha içinde neyin olduğunu bilmediği halde başına bela olur ve hapse düşer. Her şey bu noktadan sonra başlar.
Bir hücreden siyah laleyi nasıl büyütülebileceğinin, bunlar yaşanırken imkansız bir aşkın doğması, yapılan fedakarlıklar ve düşmanların akıl almaz sahtekarlıkları.
Kanımca inanılmaz bir kurgu ve gerçekliklerle yoğrulmuş akıcı bir roman olmuş.
Okumanızı, tavsiye eder miyim? Kesinlikle!
Okuduğum ilk Alexander Dumas kitabı olduğunu da belirtmeliyim.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma