Son Ada okumaya başladığım ilk andan itibaren beni içine çeken ve gerçek dünya ile tanıştıran bir kitap oldu. Şimdi birazcık konusundan bahsedeyim; Yazara göre Son Ada insanlığın bitmediği son köşedir ve ada sakinlerinin tek isteği huzurun bozulmaması ve dünya düzeninin içine karışmamlarıdır. Bir süre geçtikten sonra adalarına Başkan adında eski bir albayın gelip düzenlerine karışmasıyla işler değişiyor önce adanın huzurunu ve sessizliğini bozuyor daha sonra diktatör bir tavırla halkı hükmetmeye başlıyor. Adaya yaptığı ilk kötülük martıları adaya düşman ilan etmesidir. Ve halk tuhaf bir şekilde kendilerine düşman olarak gösterilen martılara açıkça savaş açıyor barış içinde olan ada bir anda savaş alanına dönüşmüştür. Sonrasında martılarla baş edemeyeceğini anlayınca adaya tilki getirirler. Fakat tilkilerin martıları yemesiyle ortaya umulmadık bir şekilde yılanlar çıkar. Yılanlardan, tilkilerden ve martılardan dolayı ada artık yaşanılmaz bir hale gelmiştir. Adada ismi geçen yazar ise adanın aydını olarak geçmektedir. Sürekli albayı yani başkanı muhalefet etmekte halkı uyarmaktadır. Kendini halka anlatamayan yazar işin sonunda önce kelepçelenir ve sonrasında hakkında kimse bir şey duymaz. Sonuç olarak ada artık yaşanmaz bir ortam olur ve herkesin gözü önünde yok olur.
Baktığımızda şu anda bile diktatör bir rejime karşı ilk ve tek ses çıkaran insanlar zarar görüyor ve bunun sonucunda halk da sessiz kalmak durumunda kalıyor. Bence yazarın en güzel kitabı Serenad'dı ama kesinlikle düzene sanat yoluyla karşılık verebilen en güzel eserlerden birisi Son Ada. Sevgili Livaneli sana olan saygım bu eseri okuduktan sonra kat ve kat arttı. Gerek dili gerek içeriği mükemmel! (Okuyun okutun!)